TÜRKİYE HİÇBİR ZAMAN SU ZENGİNİ BİR ÜLKE OLMADI.
01 Şubat 2023 - 12:00
‘Sulamada Bilişim ve Uzaktan Algılama ile Su İzleme’ Eğitim Toplantısı Gerçekleşti.
Isparta’nın Eğirdir İlçesinde gerçekleşen eğitim toplantısında son yıllarda yaşanan kuraklıklar ve iklim
değişikliğine dikkat çekilerek suyun tasarruflu kullanılması konuları anlatıldı.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliği ile
‘Sulamada Bilişim ve Uzaktan Algılama ile Su İzleme’ konularında eğitim toplantısı gerçekleşti.
Toplantıya Eğirdir Belediye Başkanı Veli GÖK, Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıdoğan, Tarım ve Orman
Gençlik Konseyi Isparta Temsilcisi Nagihan Ersan ve çok sayıda mahalle ve köy muhtarı ile Sulama
Kooperatifi ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanları ile çok sayıda çiftçi katılım sağladı. Isparta
Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görev yapan Prof. Dr. Yusuf UÇAR çiftçilerimize
ülkemizde yaşanan su sıkıntısının arttığını ve kısıtlı kaynak olduğu için mevcut kaynaklarımızı doğru
kullanmamız gerektiğini bunun için teorik bilgiye sahip olunduğunu fakat uygulamada ne yazık ki
diğer ülkelere göre geride olduğumuzu, doğru sulama yapılmazsa bunun hem üretime hem toprağa
zararlı olduğunu ve doğru sulama için hangi bilgilere ihtiyacımız olduğunu anlattı.
Prof. Dr. Yusuf UÇAR Demirören Haber Ajansına yaptığı açıklamada; ‘Evet sulamayla ilgilenenler bilir
ki Türkiye hiçbir zaman su zengini bir ülke olmadı. Türkiye'nin toplam kullanılabilir potansiyelini ve
nüfusumuzu dikkate aldığımız zaman yıllık kişi başına düşen su miktarının yaklaşık olarak bin üç yüz
metreküp civarında olduğunu biliyoruz. Bu su miktarı çeşitli indeksler var dünyada bununla ilgili
geliştirilmiş su zengini olup olmadığına ilişkin Falkenmark su indeksine göre de diğer indekslere göre
de bu su miktarıyla ülkemizin su zengini bir ülke olmadığını biz biliyoruz. Bu nedenle yaklaşık olarak
Dünya ortalamasına yakın bir değerle yüzde yetmiş beşini tarımsal sulamada su kaynaklarımızın da
kullanıldığı, göz önüne alındığında bizim mutlaka ama mutlaka tarımsal sulamada su tasarrufuna
gitmemiz gerekiyor. Bunun için tabii ki su tasarrufuna gitmek sadece çiftçinin tek başına ya da başka
kurumların tek başına yapacağı bir durum değil bunu bizim başarabilmemiz için tüm paydaşlarımızın
bir araya gelerek tarımsal su kullanım etkinliğini arttırmamız gerekiyor. Bunun için öncelikle
toprağımızı iyi tanımamız gerekir. Bitkimizi iyi tanımamız gerekir hava koşullarıyla ilgili verileri
ölçmemiz gerekir. Bitkinin hangi dönemde suya karşı hassas olduğunu mutlaka ama mutlaka tespit
etmemiz gerekir. Etkili iki kök derinliğinin artı eğer tek yıllık bitkiyse dönemsel olarak bitki
katsayılarının bilinmesi gerekir. Bu bileşenler tespit edildikten sonra artı toprak özellikleri, tarla
kapasitesi, solma noktası, infiltrasyon hızı gibi parametreleri de ortaya koyduktan sonra bütün bu
bileşenlerle bir sulama zaman planlaması bunu ortaya koymamız gerekir. Tabii ki sulama zaman
planlaması aslında bitkinin ne zaman, ne kadar suya ihtiyaç olduğunun tespit edilip ona göre sulama
suyu uygulanmasıdır. Ama kısıtlı su koşullarında da dünyada geliştirilmiş ve ülkemizde de uygulaması
olan çeşitli teknikler söz konusu. Mevsim üstü kısıtlı uygulama gibi bitkinin suya karşı duyarlı olduğu
dönemlerde su kısıtlı uygulama gibi bu sulama zaman planlamaları çerçevesinde ciddi anlamda bir su
tasarrufu yapmak, tarımda su tasarrufu yapmak mümkün olacaktır. Bir başka durum da özellikle
basınçlı sulama yöntemlerindeki proje hatalarının ortadan kaldırılabilmesi için toprağın ve bitki
özelliklerinin dikkate alındığı bir projeleme yapmamız gerekiyor bizim. Bunun için en modern sulama
yöntemi olarak bilinen sulama yöntemlerinden biri damla sulama yöntemi. Toprağın tarla
kapasitesinin solma noktasının, hacim ağırlığının, infiltrasyon hızının bilinmesi ve bu parametrelere
göre damlatıcı debisinin arttırılıp damlatıcı aralığını ve bir bitki sırasında kaç tane lateral boru tesis
edileceğinin ortaya konulması gerekir. Tabii son dönemde özellikle 2010’lu yıllardan sonra hassas
sulama terminoloji olarak literatürümüze girmiş durumda. Hassas sulama tekniklerinin
geliştirilebilmesi için de hem uydu görüntüleri, hem drone görüntüleri hem de toprak nemini izleyen
sensörler yardımıyla hassas sulama tekniklerinin de artık üretici bazında kullanılması gerekir tarımda
su kullanım etkinliğini arttırabilmek amacıyla.’ İfadelerini kullandı.
Daha sonra katılımcıların soruları cevaplandıktan sonra program sona erdi.
Isparta’nın Eğirdir İlçesinde gerçekleşen eğitim toplantısında son yıllarda yaşanan kuraklıklar ve iklim
değişikliğine dikkat çekilerek suyun tasarruflu kullanılması konuları anlatıldı.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliği ile
‘Sulamada Bilişim ve Uzaktan Algılama ile Su İzleme’ konularında eğitim toplantısı gerçekleşti.
Toplantıya Eğirdir Belediye Başkanı Veli GÖK, Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıdoğan, Tarım ve Orman
Gençlik Konseyi Isparta Temsilcisi Nagihan Ersan ve çok sayıda mahalle ve köy muhtarı ile Sulama
Kooperatifi ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanları ile çok sayıda çiftçi katılım sağladı. Isparta
Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görev yapan Prof. Dr. Yusuf UÇAR çiftçilerimize
ülkemizde yaşanan su sıkıntısının arttığını ve kısıtlı kaynak olduğu için mevcut kaynaklarımızı doğru
kullanmamız gerektiğini bunun için teorik bilgiye sahip olunduğunu fakat uygulamada ne yazık ki
diğer ülkelere göre geride olduğumuzu, doğru sulama yapılmazsa bunun hem üretime hem toprağa
zararlı olduğunu ve doğru sulama için hangi bilgilere ihtiyacımız olduğunu anlattı.
Prof. Dr. Yusuf UÇAR Demirören Haber Ajansına yaptığı açıklamada; ‘Evet sulamayla ilgilenenler bilir
ki Türkiye hiçbir zaman su zengini bir ülke olmadı. Türkiye'nin toplam kullanılabilir potansiyelini ve
nüfusumuzu dikkate aldığımız zaman yıllık kişi başına düşen su miktarının yaklaşık olarak bin üç yüz
metreküp civarında olduğunu biliyoruz. Bu su miktarı çeşitli indeksler var dünyada bununla ilgili
geliştirilmiş su zengini olup olmadığına ilişkin Falkenmark su indeksine göre de diğer indekslere göre
de bu su miktarıyla ülkemizin su zengini bir ülke olmadığını biz biliyoruz. Bu nedenle yaklaşık olarak
Dünya ortalamasına yakın bir değerle yüzde yetmiş beşini tarımsal sulamada su kaynaklarımızın da
kullanıldığı, göz önüne alındığında bizim mutlaka ama mutlaka tarımsal sulamada su tasarrufuna
gitmemiz gerekiyor. Bunun için tabii ki su tasarrufuna gitmek sadece çiftçinin tek başına ya da başka
kurumların tek başına yapacağı bir durum değil bunu bizim başarabilmemiz için tüm paydaşlarımızın
bir araya gelerek tarımsal su kullanım etkinliğini arttırmamız gerekiyor. Bunun için öncelikle
toprağımızı iyi tanımamız gerekir. Bitkimizi iyi tanımamız gerekir hava koşullarıyla ilgili verileri
ölçmemiz gerekir. Bitkinin hangi dönemde suya karşı hassas olduğunu mutlaka ama mutlaka tespit
etmemiz gerekir. Etkili iki kök derinliğinin artı eğer tek yıllık bitkiyse dönemsel olarak bitki
katsayılarının bilinmesi gerekir. Bu bileşenler tespit edildikten sonra artı toprak özellikleri, tarla
kapasitesi, solma noktası, infiltrasyon hızı gibi parametreleri de ortaya koyduktan sonra bütün bu
bileşenlerle bir sulama zaman planlaması bunu ortaya koymamız gerekir. Tabii ki sulama zaman
planlaması aslında bitkinin ne zaman, ne kadar suya ihtiyaç olduğunun tespit edilip ona göre sulama
suyu uygulanmasıdır. Ama kısıtlı su koşullarında da dünyada geliştirilmiş ve ülkemizde de uygulaması
olan çeşitli teknikler söz konusu. Mevsim üstü kısıtlı uygulama gibi bitkinin suya karşı duyarlı olduğu
dönemlerde su kısıtlı uygulama gibi bu sulama zaman planlamaları çerçevesinde ciddi anlamda bir su
tasarrufu yapmak, tarımda su tasarrufu yapmak mümkün olacaktır. Bir başka durum da özellikle
basınçlı sulama yöntemlerindeki proje hatalarının ortadan kaldırılabilmesi için toprağın ve bitki
özelliklerinin dikkate alındığı bir projeleme yapmamız gerekiyor bizim. Bunun için en modern sulama
yöntemi olarak bilinen sulama yöntemlerinden biri damla sulama yöntemi. Toprağın tarla
kapasitesinin solma noktasının, hacim ağırlığının, infiltrasyon hızının bilinmesi ve bu parametrelere
göre damlatıcı debisinin arttırılıp damlatıcı aralığını ve bir bitki sırasında kaç tane lateral boru tesis
edileceğinin ortaya konulması gerekir. Tabii son dönemde özellikle 2010’lu yıllardan sonra hassas
sulama terminoloji olarak literatürümüze girmiş durumda. Hassas sulama tekniklerinin
geliştirilebilmesi için de hem uydu görüntüleri, hem drone görüntüleri hem de toprak nemini izleyen
sensörler yardımıyla hassas sulama tekniklerinin de artık üretici bazında kullanılması gerekir tarımda
su kullanım etkinliğini arttırabilmek amacıyla.’ İfadelerini kullandı.
Daha sonra katılımcıların soruları cevaplandıktan sonra program sona erdi.
Bu haber 858 defa okunmuştur.







YORUMLAR