SUMRU YAVRUCUK'TAN MUHTEŞEM PERFORMANS
24 Mart 2021 - 14:31
Ankara Sanat Tiyatrosu sanat yönetmenliğinde, Ayvalık Belediyesi Kültür İşleri
Müdürlüğü’yle ortaklaşa projelendirilen ve Atölye Kültür Sanat Organizasyonu ile yaşama
geçirilen kadın temalı Kadın Oyunları Festivali, Ayvalık Belediyesi’nin ev sahipliğinde Vural
Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde başladı.
Festival, Willy Russell'ın, Shirley Valentine adlı eserinden Shirley ismiyle Türkçe'ye
uyarlanan, Sumru Yavrucuk’un sahne aldığı oyunla perde dedi. Festival kapsamında Orhan
Peker Sanat Galerisi’nde Huri Kiriş’in ‘Kadın ve Şiddet’ adını verdiği resim, Vural Sineması
Fuaye’sinde ise Karikatürist Ramize Erer’in çizgilerinden oluşan kadına yönelik şiddeti
anlatan sergilerin açılışları da gerçekleştirildi. Gündüz programında ise Mor Çatı Kadın
Sığınma Vakfı kurucularından, şiddet konusunda Arabulucu Avukat Birsen Atakan Ayvalık
Sanat Fabrikası'nda düzenlenen ''Şiddet ve İstanbul Sözleşmesi" hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Festival, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü çerçevesinde, Ayça Bingöl’ün sahne alacağı Ben Anadolu isimli oyunla perdelerini kapatacak.
Bir boş bir dolu Tiyatroseverler salonda koltuklara bir boş bir dolu şeklinde oturtuldu. Boş koltuklarda gördükleri şiddet karşısında yaşamlarını yitiren kadınların fotoğraflarıyla farkındalık oluşturuldu. Sahnede adeta devleşen ünlü oyuncu Sumru Yavrucuk’un performası ilgiyle izlendi. Tüm biletleri günler öncesinden tükenen oyunu Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, eşi Canan ve kızı Nazan Ergin ile birlikte izledi. Oyun sonunda sergilediği performansıyla izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlanan usta oyuncu Sumru Yavrucuk’a, Belediye Başkanı Mesut Ergin eşi Canan Ergin ile birlikte bir buket çiçek takdim etti.
Çok büyük fedakarlık
Sahne almadan önce gazetecilere değerlendirmelerde bulunan usta oyuncu, Ayvalık’ta yeni
bir tiyatro sahnesinin perdelerini açıyor olması nedeniyle büyük bir heyecan yaşadığını
söyledi. Sumru Yavrucuk, “Böylesi bir dönemde bir tiyatro sahnesinin açılabilmesinin ne
kadar büyük bir fedakârlık olduğunun farkındayım. Benimle birlikte bu festivale katılan tüm
oyuncular bunun farkındayız. Bu festivalin çok doğru bir festival olduğunu düşünüyorum.
Bütün kadınlar tek kişilik ya da iki kişilik oyunlarıyla festivale katılıyorlar” dedi.
Festivale koşarak geldim
Tiyatronun dijital ortamlarda yapıldığı zaman seyirciyi de oyuncuları da pek tatmin
etmediğini dile getiren Sumru Yavrucuk, tiyatronun nefes nefese, seyircinin desteği,
oyuncunun bütünleşmesiyle anlam kazanacağını hatırlattı. Yavrucuk, “Sahnede yıldız bir
tiyatro oyuncusu olsa dahi seyirci; nefesiyle, sesiyle, reaksiyonuyla orada vardır. Yani virgülü oyuncu atar, noktayı seyirci alkışlarıyla koyar. Bu durum benim için son derece özel bir durum olduğu için ben de festivale koşarak geldim. Çünkü biz oyuncular seyircilerimizi çok özledik. Ben geçen sene 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde oynamıştım. Ondan başka üç dört kez de canlı oyun oynama şansım olabilmişti. Bu yüzden de bu festival benim için son derece heyecan verici. Oyuncular, koronavirüs nedeniyle son derece zor bir dönemden geçiyor.
Çok sınandığımız bir dönem. O yüzden de birlik ve beraberlik halinde olup, birbirimizi severek tüm güçlüklerle mücadele edebileceğimizi düşünüyorum. Enseyi karartmayalım” diyerek duygularını dile getirdi.
Sahnede adeta devleşti
Sumru Yavrucuk, seyirciye yaşattığı keyifli atmosferin yanı sıra potansiyelini mutfağa
hapsetmiş bir kadının kendini keşfediş ve hayatının iplerini yeniden ele alışının hayranlık
uyandıran öyküsünü canlandırdı. Sumru Yavrucuk, mutfağa hapsolmuş bir İngiliz kadının
yanında, oyunda bahsi geçen arkadaşını, kızını, eşini, Bodrum'a tatile gittiğinde tanıştığı adamları da canlandırırken sahnede adeta devleşti. Güçlü oyunculuğunu karakterler arasındaki naif geçişlerle süsleyen ve oyun boyunca seyirciyle samimi bir üslup ortaya koyan sanatçı, Shirley karakteri için oyun sonunda herkes için 'aynı ben' dedirten oyunculuğu dakikalarca alkışlandı.
Ayşe Paşalı'nın faili olan eski kocası yalnız değildir
Kadın Oyunları Festivali kapsamında Ayvalık Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından
düzenlenen Ayvalık Belediyesi Orhan Peker Sanat Galerisi’nde Ressam Huri Kiriş’in ‘Kadın
ve Şiddet’ konulu resim sergisinin açılışı Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin tarafından
gerçekleştirildi.
Mesajı okundu
Pandemi koşulları nedeniyle serginin açılışına katılamayan Huri Kiriş gönderdiği mesajda
şunları söyledi: “2010 yılında neredeyse herkesin gözü önünde, ne olacağı gayet iyi bilinerek Ayşe Paşalı'nın cinayeti işlendi. ''Eski'' kocası tarafından acımasızca işkence görmesine rağmen ve yüzündeki iyileşmeye yüz tutmuş tahribatın korkunçluğu apaçık ortadayken mahkeme faili salıvermişti. Ayşe Paşalı'nın adliye binası önünde, hem de yanında fail varken, hepimize çaresizliğinin mesajını veren bakışları sanıyorum zihnimizde yer etmiştir. Ayşe Paşalı'nın faili
olan eski kocası yalnız değildir; faili salıveren adalet sistemi failin arkasında durarak ona
cinayet işlemesi için gerekli olan özgüveni ve zamanı vermiştir. Kutsal aile kurumunun
yaşaması uğruna öldürülmesine izin verilen ilk kadın Ayşe Paşalı değildir ve maalesef son
kadın da olmamıştır. Bu atfedilen sözde kutsal değerlerin maskelediği kadın kırımının son
bulacağı umudu ile yıllar önce yapılmış bu resimler maalesef güncelliğini korumaktadır. Daha dört gün önce, kadına uzatılmış ince bir dal olan İstanbul sözleşmesinin yürürlükten
kaldırılması maalesef bu resimlerin eskimesine, sadece kötü bir geçmişin hüzünlü anıları
olmasına izin vermemektedir. Bu sergi herkesi, kaybettiğimiz tüm kadınlarımızın anıları
önünde saygı, hüzün, öfke ve isyanla dururken bir yandan da bu en önemli ve acil sorunu
çözmek adına adım atmaya davet etmek için yapılmıştır. Teşekkür ederim.!”
Müdürlüğü’yle ortaklaşa projelendirilen ve Atölye Kültür Sanat Organizasyonu ile yaşama
geçirilen kadın temalı Kadın Oyunları Festivali, Ayvalık Belediyesi’nin ev sahipliğinde Vural
Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde başladı.
Festival, Willy Russell'ın, Shirley Valentine adlı eserinden Shirley ismiyle Türkçe'ye
uyarlanan, Sumru Yavrucuk’un sahne aldığı oyunla perde dedi. Festival kapsamında Orhan
Peker Sanat Galerisi’nde Huri Kiriş’in ‘Kadın ve Şiddet’ adını verdiği resim, Vural Sineması
Fuaye’sinde ise Karikatürist Ramize Erer’in çizgilerinden oluşan kadına yönelik şiddeti
anlatan sergilerin açılışları da gerçekleştirildi. Gündüz programında ise Mor Çatı Kadın
Sığınma Vakfı kurucularından, şiddet konusunda Arabulucu Avukat Birsen Atakan Ayvalık
Sanat Fabrikası'nda düzenlenen ''Şiddet ve İstanbul Sözleşmesi" hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Festival, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü çerçevesinde, Ayça Bingöl’ün sahne alacağı Ben Anadolu isimli oyunla perdelerini kapatacak.
Bir boş bir dolu Tiyatroseverler salonda koltuklara bir boş bir dolu şeklinde oturtuldu. Boş koltuklarda gördükleri şiddet karşısında yaşamlarını yitiren kadınların fotoğraflarıyla farkındalık oluşturuldu. Sahnede adeta devleşen ünlü oyuncu Sumru Yavrucuk’un performası ilgiyle izlendi. Tüm biletleri günler öncesinden tükenen oyunu Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, eşi Canan ve kızı Nazan Ergin ile birlikte izledi. Oyun sonunda sergilediği performansıyla izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlanan usta oyuncu Sumru Yavrucuk’a, Belediye Başkanı Mesut Ergin eşi Canan Ergin ile birlikte bir buket çiçek takdim etti.
Çok büyük fedakarlık
Sahne almadan önce gazetecilere değerlendirmelerde bulunan usta oyuncu, Ayvalık’ta yeni
bir tiyatro sahnesinin perdelerini açıyor olması nedeniyle büyük bir heyecan yaşadığını
söyledi. Sumru Yavrucuk, “Böylesi bir dönemde bir tiyatro sahnesinin açılabilmesinin ne
kadar büyük bir fedakârlık olduğunun farkındayım. Benimle birlikte bu festivale katılan tüm
oyuncular bunun farkındayız. Bu festivalin çok doğru bir festival olduğunu düşünüyorum.
Bütün kadınlar tek kişilik ya da iki kişilik oyunlarıyla festivale katılıyorlar” dedi.
Festivale koşarak geldim
Tiyatronun dijital ortamlarda yapıldığı zaman seyirciyi de oyuncuları da pek tatmin
etmediğini dile getiren Sumru Yavrucuk, tiyatronun nefes nefese, seyircinin desteği,
oyuncunun bütünleşmesiyle anlam kazanacağını hatırlattı. Yavrucuk, “Sahnede yıldız bir
tiyatro oyuncusu olsa dahi seyirci; nefesiyle, sesiyle, reaksiyonuyla orada vardır. Yani virgülü oyuncu atar, noktayı seyirci alkışlarıyla koyar. Bu durum benim için son derece özel bir durum olduğu için ben de festivale koşarak geldim. Çünkü biz oyuncular seyircilerimizi çok özledik. Ben geçen sene 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde oynamıştım. Ondan başka üç dört kez de canlı oyun oynama şansım olabilmişti. Bu yüzden de bu festival benim için son derece heyecan verici. Oyuncular, koronavirüs nedeniyle son derece zor bir dönemden geçiyor.
Çok sınandığımız bir dönem. O yüzden de birlik ve beraberlik halinde olup, birbirimizi severek tüm güçlüklerle mücadele edebileceğimizi düşünüyorum. Enseyi karartmayalım” diyerek duygularını dile getirdi.
Sahnede adeta devleşti
Sumru Yavrucuk, seyirciye yaşattığı keyifli atmosferin yanı sıra potansiyelini mutfağa
hapsetmiş bir kadının kendini keşfediş ve hayatının iplerini yeniden ele alışının hayranlık
uyandıran öyküsünü canlandırdı. Sumru Yavrucuk, mutfağa hapsolmuş bir İngiliz kadının
yanında, oyunda bahsi geçen arkadaşını, kızını, eşini, Bodrum'a tatile gittiğinde tanıştığı adamları da canlandırırken sahnede adeta devleşti. Güçlü oyunculuğunu karakterler arasındaki naif geçişlerle süsleyen ve oyun boyunca seyirciyle samimi bir üslup ortaya koyan sanatçı, Shirley karakteri için oyun sonunda herkes için 'aynı ben' dedirten oyunculuğu dakikalarca alkışlandı.
Ayşe Paşalı'nın faili olan eski kocası yalnız değildir
Kadın Oyunları Festivali kapsamında Ayvalık Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından
düzenlenen Ayvalık Belediyesi Orhan Peker Sanat Galerisi’nde Ressam Huri Kiriş’in ‘Kadın
ve Şiddet’ konulu resim sergisinin açılışı Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin tarafından
gerçekleştirildi.
Mesajı okundu
Pandemi koşulları nedeniyle serginin açılışına katılamayan Huri Kiriş gönderdiği mesajda
şunları söyledi: “2010 yılında neredeyse herkesin gözü önünde, ne olacağı gayet iyi bilinerek Ayşe Paşalı'nın cinayeti işlendi. ''Eski'' kocası tarafından acımasızca işkence görmesine rağmen ve yüzündeki iyileşmeye yüz tutmuş tahribatın korkunçluğu apaçık ortadayken mahkeme faili salıvermişti. Ayşe Paşalı'nın adliye binası önünde, hem de yanında fail varken, hepimize çaresizliğinin mesajını veren bakışları sanıyorum zihnimizde yer etmiştir. Ayşe Paşalı'nın faili
olan eski kocası yalnız değildir; faili salıveren adalet sistemi failin arkasında durarak ona
cinayet işlemesi için gerekli olan özgüveni ve zamanı vermiştir. Kutsal aile kurumunun
yaşaması uğruna öldürülmesine izin verilen ilk kadın Ayşe Paşalı değildir ve maalesef son
kadın da olmamıştır. Bu atfedilen sözde kutsal değerlerin maskelediği kadın kırımının son
bulacağı umudu ile yıllar önce yapılmış bu resimler maalesef güncelliğini korumaktadır. Daha dört gün önce, kadına uzatılmış ince bir dal olan İstanbul sözleşmesinin yürürlükten
kaldırılması maalesef bu resimlerin eskimesine, sadece kötü bir geçmişin hüzünlü anıları
olmasına izin vermemektedir. Bu sergi herkesi, kaybettiğimiz tüm kadınlarımızın anıları
önünde saygı, hüzün, öfke ve isyanla dururken bir yandan da bu en önemli ve acil sorunu
çözmek adına adım atmaya davet etmek için yapılmıştır. Teşekkür ederim.!”
Bu haber 1594 defa okunmuştur.







YORUMLAR