"Kamu Özel İşbirliği sözleşmeleri TBMM ve Sayıştay denetiminden kaçırılamaz"
19 Temmuz 2019 - 13:24
“Kamu Özel İşbirliği sözleşmeleri TBMM ve Sayıştay denetiminden kaçırılamaz”
CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Cumhurbaşkanlığı tarafından TBMM’ye sunularak kabul
edilen 11. Kalkınma Planı’nın 2. Bölümünde konuştu, Kamu Özel İşbirliği sözleşmeleri üzerinden AKP
iktidarına yüklendi ve KÖİ sözleşmelerine dair CHP’nin değişiklik önergesinin kabulünün anayasal bir
zorunluluk, millet adına bir sorumluluk ve yaşamsal olduğunu söyledi.
Sındır, “Partimizce teklif edilen, Kamu Özel İşbirliği sözleşmelerini ilgilendiren maddeye projelerin
şeffaflığının sağlanması, projelerin sözleşme, yatırım ve hizmet bedellerinin kamuoyu ile
paylaşılmasına ilişkin önergenin yüce Meclis’imizce kabul edilmesi milletimize, yurttaşlarımıza karşı
asli bir görevimiz, Anayasal bir sorumluluğumuzdur” dedi. CHP’nin Kamu Özel İşbirliği sözleşmelerine
dair getirdiği önerge AKP’lilerin oylarıyla reddedildi.
“ANAYASA SAYIŞTAY’A KAMU DENETLEME YETKİSİ VERİYOR!”
Kamu özel iş birliği projelerinde ciddi risklerin olduğunu belirterek sözlerine başlayan Sındır,
“Anayasa'mızın 160'ıncı maddesine bakacak olursanız, Sayıştay yetki ve sorumluluklarını incelerseniz,
‘Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının
bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetler’ der. Anayasa’nın
47'nci maddesine eklediğiniz son fıkraya dayanarak çeşitli kanunlar çıkardınız; Yap-İşlet-Devret
Kanunu, Sağlık Bakanlığı Kamu-Özel İş Birliği Kanunu gibi. Hangi kanun olursa olsun Anayasa'da
Sayıştay’a verilmiş bu yetkiyi aşamaz. Bu yetki Anayasa'da Sayıştay’a kamu idarelerinin bütün gelir ve
giderlerini denetleme yetkisi veriyor ve istisna ortaya koymuyor” dedi.
“BÜTÇEMİZDE CİDDİ BİR YÜK OLUŞTURACAK”
Kamu Özel İş Birliği projelerinin sözleşmelerinin denetimden kaçırıldığını söyleyerek sözlerine devam
eden Sındır, “kamu-özel iş birliği projelerinin sözleşmeleri ‘ticari sır’ olarak belirlenerek ‘Özel hukuk
hükümlerine tabidir’ denilerek milletvekillerimizden, Türkiye Büyük Millet Meclis’inden ve Meclis
adına denetim yetkisine sahip Sayıştay’ın gözündün kaçırılıyor. Bu projelerle ilgili uzmanlar,
araştırmacılar ciddi uyarılarda bulunuyor. Kulaklarınızı tıkamayınız. Bakın KÖİ’ler bütçede yer almadan
gerçekleştirildikleri için, kamu borç stokunda görülmeyen bu projelere uzun yıllar boyunca yapılacak
ödemeler bütçemizde ciddi bir yük oluşturacak. Bu projeler ileride seçilecek hükumetler için bağlayıcı
olacak, bu demokrasiye uygun bir durum değil. Bu projelerle seçilecek hükümetlerin geleceğini hem
ekonomik hem de politik anlamda ipotek altına alıyorsunuz. Söz konusu projelere ait riskler
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının Kamu-Özel İşbirliği Raporu'nda da yer alıyor” dedi.
“ASLİ BİR GÖREVİMİZ, ANAYASAL BİR SORUMLULUĞUMUZ”
CHP tarafından teklif edilen önergenin yaşamsal olduğunu ve kabul edilmesi gerektiğini söyleyen
Sındır, “örneğin, yap-işlet-devret modelindeki riskler özel sektör ile kamu arasında paylaşılmaktadır
ve tüm bu projelerde kamu idaresi her yıl yükleniciye bir ödeme yapıyor. Bu ödemeler sözleşme
bedeli, yatırım bedeli, hizmet bedeli gibi adlar altında idare tarafından gerçekleştiriliyor. Bu ödemeler
Sayıştay denetimine tabi olması gereken ödemeler. Söz konusu projeler üzerinden ortaya çıkan
riskleri kamu adına, millet adına, tüyü bitmemiş yetim adına bizlerin görmesi, bilmesi,
denetleyebilmesi gerekiyor. Böylesi büyük riskleri taşıyan 145 milyar dolar üzerinde bir bedele sahip
bu projelerin denetlenmesi bizlerin, hepimizin; halkımıza, milletimize, yurttaşlarımıza karşı asli bir
görevimiz, Anayasal bir sorumluluğumuz. Bu anlamda bu önergemizin kabulünü özellikle rica
ediyoruz” dedi.
CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Cumhurbaşkanlığı tarafından TBMM’ye sunularak kabul
edilen 11. Kalkınma Planı’nın 2. Bölümünde konuştu, Kamu Özel İşbirliği sözleşmeleri üzerinden AKP
iktidarına yüklendi ve KÖİ sözleşmelerine dair CHP’nin değişiklik önergesinin kabulünün anayasal bir
zorunluluk, millet adına bir sorumluluk ve yaşamsal olduğunu söyledi.
Sındır, “Partimizce teklif edilen, Kamu Özel İşbirliği sözleşmelerini ilgilendiren maddeye projelerin
şeffaflığının sağlanması, projelerin sözleşme, yatırım ve hizmet bedellerinin kamuoyu ile
paylaşılmasına ilişkin önergenin yüce Meclis’imizce kabul edilmesi milletimize, yurttaşlarımıza karşı
asli bir görevimiz, Anayasal bir sorumluluğumuzdur” dedi. CHP’nin Kamu Özel İşbirliği sözleşmelerine
dair getirdiği önerge AKP’lilerin oylarıyla reddedildi.
“ANAYASA SAYIŞTAY’A KAMU DENETLEME YETKİSİ VERİYOR!”
Kamu özel iş birliği projelerinde ciddi risklerin olduğunu belirterek sözlerine başlayan Sındır,
“Anayasa'mızın 160'ıncı maddesine bakacak olursanız, Sayıştay yetki ve sorumluluklarını incelerseniz,
‘Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının
bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetler’ der. Anayasa’nın
47'nci maddesine eklediğiniz son fıkraya dayanarak çeşitli kanunlar çıkardınız; Yap-İşlet-Devret
Kanunu, Sağlık Bakanlığı Kamu-Özel İş Birliği Kanunu gibi. Hangi kanun olursa olsun Anayasa'da
Sayıştay’a verilmiş bu yetkiyi aşamaz. Bu yetki Anayasa'da Sayıştay’a kamu idarelerinin bütün gelir ve
giderlerini denetleme yetkisi veriyor ve istisna ortaya koymuyor” dedi.
“BÜTÇEMİZDE CİDDİ BİR YÜK OLUŞTURACAK”
Kamu Özel İş Birliği projelerinin sözleşmelerinin denetimden kaçırıldığını söyleyerek sözlerine devam
eden Sındır, “kamu-özel iş birliği projelerinin sözleşmeleri ‘ticari sır’ olarak belirlenerek ‘Özel hukuk
hükümlerine tabidir’ denilerek milletvekillerimizden, Türkiye Büyük Millet Meclis’inden ve Meclis
adına denetim yetkisine sahip Sayıştay’ın gözündün kaçırılıyor. Bu projelerle ilgili uzmanlar,
araştırmacılar ciddi uyarılarda bulunuyor. Kulaklarınızı tıkamayınız. Bakın KÖİ’ler bütçede yer almadan
gerçekleştirildikleri için, kamu borç stokunda görülmeyen bu projelere uzun yıllar boyunca yapılacak
ödemeler bütçemizde ciddi bir yük oluşturacak. Bu projeler ileride seçilecek hükumetler için bağlayıcı
olacak, bu demokrasiye uygun bir durum değil. Bu projelerle seçilecek hükümetlerin geleceğini hem
ekonomik hem de politik anlamda ipotek altına alıyorsunuz. Söz konusu projelere ait riskler
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının Kamu-Özel İşbirliği Raporu'nda da yer alıyor” dedi.
“ASLİ BİR GÖREVİMİZ, ANAYASAL BİR SORUMLULUĞUMUZ”
CHP tarafından teklif edilen önergenin yaşamsal olduğunu ve kabul edilmesi gerektiğini söyleyen
Sındır, “örneğin, yap-işlet-devret modelindeki riskler özel sektör ile kamu arasında paylaşılmaktadır
ve tüm bu projelerde kamu idaresi her yıl yükleniciye bir ödeme yapıyor. Bu ödemeler sözleşme
bedeli, yatırım bedeli, hizmet bedeli gibi adlar altında idare tarafından gerçekleştiriliyor. Bu ödemeler
Sayıştay denetimine tabi olması gereken ödemeler. Söz konusu projeler üzerinden ortaya çıkan
riskleri kamu adına, millet adına, tüyü bitmemiş yetim adına bizlerin görmesi, bilmesi,
denetleyebilmesi gerekiyor. Böylesi büyük riskleri taşıyan 145 milyar dolar üzerinde bir bedele sahip
bu projelerin denetlenmesi bizlerin, hepimizin; halkımıza, milletimize, yurttaşlarımıza karşı asli bir
görevimiz, Anayasal bir sorumluluğumuz. Bu anlamda bu önergemizin kabulünü özellikle rica
ediyoruz” dedi.
Bu haber 1829 defa okunmuştur.







YORUMLAR