Kadın mücadelesi 150 yıl önceki mücadelenin bıraktığı miras ve kararlılıkla devam ediyor"
07 Mart 2022 - 13:37
Kazım Kurt: “Kadın mücadelesi 150 yıl önceki mücadelenin bıraktığı miras ve kararlılıkla devam ediyor”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir
mesaj yayınladı.
Mesajında 8 Mart’ın, Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilan edilmesinin üzerinden 150 yılı aşkın
bir süre geçtiğine dikkat çeken Başkan Kurt, dünyanın dört bir yanında, kadına yönelik her
türlü şiddet, haksız ve hukuksuz uygulamalar ve çalışma hayatındaki ayrımcılığın hala devam
ettiğini vurguladı. Başkan Kurt, tüm bunlara rağmen kadın mücadelesinin 150 yıl önceki
mücadelenin bıraktığı miras ve kararlılıkla devam ettiğinin de altını çizdi.
Başkan Kurt, mesajında şu sözlere yer verdi: “Geçinmenin zorlaştığı, barınmanın, ısınmanın,
giyinmenin, hatta karın doyurmanın imkansızlaştığı bu yıl, kadınların sırtındaki yük daha da
attı. Güvenceli çalışma hayal oldu, ücretler açlık sınırına çekildi, temel gıda maddeleri başta
olmak üzere her şeye art arda zam geldi. Haklar tek tek gasp edilirken, şiddet kadın
yaşamının her zerresini sardı. Bu sarmal içinde de 8 Mart’ı 8 Mart yapan; kadın işçilerin daha
iyi çalışma koşulları ve eşit işe eşit ücret talebiyle öne çıktığı o günün tarihini hatırlatmaya
ihtiyaç var.
1857’de New York’ta dokuma fabrikasında çalışan kadın işçiler 16 saatlik günlük çalışma
süresinin 10 saate indirilmesini istedi. Kadın işçiler bu amaçla büyük bir grev başlatırken bu, o
güne kadar görülmüş en büyük kadın eylemiydi. Bununla birlikte bugün hâlâ mücadelesi
süren “eşit işe eşit ücret” talebi de kadın işçiler için hayatiydi. Ancak kadınların bu
mücadelesine karşı el ele veren patron ve polis işçilere saldırdı, patron kadın işçileri fabrikaya
kilitledi. Kadın işçilerin eylemi sürerken fabrikada çıkan yangında 129 kadın işçi kapılar kilitli
olduğu için yanarak can verdi. 8 Mart günü yaşanan bu olay, emekçi kadınların mücadele
tarihine yazıldı. 1910 Kopenhag İkinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara
Zetkin’in kadın işçilerin eşitlik mücadelesinde sembolleşen bu günün her yıl tüm dünyada
etkinliklerle anılması önerisi coşkuyla karşılandı. 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü ilk
kez 1911’de dönemin çeşitli sanayileşmiş ülkelerinde kadın ve erkek işçilerin kitlesel katılımı
ile kutlandı. Bugün de uzun çalışma saatlerine karşı, insanca çalışma ve insanca yaşama
koşulları isteyen, sendikal hakları için en önde direnen, kendilerine reva görülen açlık
ücretine karşı ek zam talep eden, ‘eşit işe eşit ücret’ diyen emekçi kadınların mücadelesi 150
yıl önceki mücadelenin bıraktığı miras ve kararlılıkla devam diyor. Sadece burada değil
dünyanın her yerinde kadınlar taleplerini ortaklaştırıp yükseltmenin yol ve yöntemlerini
arayıp çoğaltıyor, şiddetten uzak, eşit ve sömürüsüz bir hayat hayalinin gerçekleşmesi için
örgütleniyor, örgütlüyor, yan yana geliyor ve hesap soruyor.
Demokrasi, özgürlük, eşitlik ve barış isteyen kadınların seslerini boğmak hiçbir zaman
mümkün olamamıştır, olamayacaktır da. Hükümetin kadını yok eden ve yok sayan politikaları
kadınları susturamadı. Kadınlar, ‘Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz!’ demeye
devam ediyor. Kadınlar, iş yerinde, sokakta, mahallede yan yana gelinen her yerde bir araya
gelecektir ve daha yaşanılır bir dünya için sahip oldukları gücü açığa çıkaracaktır. Türk
kadınına seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere, pek çok hakkı kanunlara dayandırarak
veren ve bu konuda dünyanın pek çok gelişmiş ülkesine de ilham kaynağı olan Atatürk'ün
izinde: ‘Hiçbir kadını hor görmeden, ötekileştirmeden, dini, dili, ırkı, inancı ne olursa olsun
başımıza taç edeceğiz. Kadına şiddeti ve cinsiyet ayrımcılığını ayaklarımızın altına alarak
aydınlık yarınlara birlikte yürüyeceğiz.
Unutulmamalıdır ki; 8 Mart, tüm bu sorunların aşılmasında kutlama değil, mücadele
günüdür. 8 Mart’ın tüm dünya kadınlarına eşit haklar ve özgürlükler getirmesi dileğiyle. 8
Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nüzü kutluyor, hepinize saygılarımı, sevgilerimi
sunuyorum.”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir
mesaj yayınladı.
Mesajında 8 Mart’ın, Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilan edilmesinin üzerinden 150 yılı aşkın
bir süre geçtiğine dikkat çeken Başkan Kurt, dünyanın dört bir yanında, kadına yönelik her
türlü şiddet, haksız ve hukuksuz uygulamalar ve çalışma hayatındaki ayrımcılığın hala devam
ettiğini vurguladı. Başkan Kurt, tüm bunlara rağmen kadın mücadelesinin 150 yıl önceki
mücadelenin bıraktığı miras ve kararlılıkla devam ettiğinin de altını çizdi.
Başkan Kurt, mesajında şu sözlere yer verdi: “Geçinmenin zorlaştığı, barınmanın, ısınmanın,
giyinmenin, hatta karın doyurmanın imkansızlaştığı bu yıl, kadınların sırtındaki yük daha da
attı. Güvenceli çalışma hayal oldu, ücretler açlık sınırına çekildi, temel gıda maddeleri başta
olmak üzere her şeye art arda zam geldi. Haklar tek tek gasp edilirken, şiddet kadın
yaşamının her zerresini sardı. Bu sarmal içinde de 8 Mart’ı 8 Mart yapan; kadın işçilerin daha
iyi çalışma koşulları ve eşit işe eşit ücret talebiyle öne çıktığı o günün tarihini hatırlatmaya
ihtiyaç var.
1857’de New York’ta dokuma fabrikasında çalışan kadın işçiler 16 saatlik günlük çalışma
süresinin 10 saate indirilmesini istedi. Kadın işçiler bu amaçla büyük bir grev başlatırken bu, o
güne kadar görülmüş en büyük kadın eylemiydi. Bununla birlikte bugün hâlâ mücadelesi
süren “eşit işe eşit ücret” talebi de kadın işçiler için hayatiydi. Ancak kadınların bu
mücadelesine karşı el ele veren patron ve polis işçilere saldırdı, patron kadın işçileri fabrikaya
kilitledi. Kadın işçilerin eylemi sürerken fabrikada çıkan yangında 129 kadın işçi kapılar kilitli
olduğu için yanarak can verdi. 8 Mart günü yaşanan bu olay, emekçi kadınların mücadele
tarihine yazıldı. 1910 Kopenhag İkinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara
Zetkin’in kadın işçilerin eşitlik mücadelesinde sembolleşen bu günün her yıl tüm dünyada
etkinliklerle anılması önerisi coşkuyla karşılandı. 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü ilk
kez 1911’de dönemin çeşitli sanayileşmiş ülkelerinde kadın ve erkek işçilerin kitlesel katılımı
ile kutlandı. Bugün de uzun çalışma saatlerine karşı, insanca çalışma ve insanca yaşama
koşulları isteyen, sendikal hakları için en önde direnen, kendilerine reva görülen açlık
ücretine karşı ek zam talep eden, ‘eşit işe eşit ücret’ diyen emekçi kadınların mücadelesi 150
yıl önceki mücadelenin bıraktığı miras ve kararlılıkla devam diyor. Sadece burada değil
dünyanın her yerinde kadınlar taleplerini ortaklaştırıp yükseltmenin yol ve yöntemlerini
arayıp çoğaltıyor, şiddetten uzak, eşit ve sömürüsüz bir hayat hayalinin gerçekleşmesi için
örgütleniyor, örgütlüyor, yan yana geliyor ve hesap soruyor.
Demokrasi, özgürlük, eşitlik ve barış isteyen kadınların seslerini boğmak hiçbir zaman
mümkün olamamıştır, olamayacaktır da. Hükümetin kadını yok eden ve yok sayan politikaları
kadınları susturamadı. Kadınlar, ‘Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz!’ demeye
devam ediyor. Kadınlar, iş yerinde, sokakta, mahallede yan yana gelinen her yerde bir araya
gelecektir ve daha yaşanılır bir dünya için sahip oldukları gücü açığa çıkaracaktır. Türk
kadınına seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere, pek çok hakkı kanunlara dayandırarak
veren ve bu konuda dünyanın pek çok gelişmiş ülkesine de ilham kaynağı olan Atatürk'ün
izinde: ‘Hiçbir kadını hor görmeden, ötekileştirmeden, dini, dili, ırkı, inancı ne olursa olsun
başımıza taç edeceğiz. Kadına şiddeti ve cinsiyet ayrımcılığını ayaklarımızın altına alarak
aydınlık yarınlara birlikte yürüyeceğiz.
Unutulmamalıdır ki; 8 Mart, tüm bu sorunların aşılmasında kutlama değil, mücadele
günüdür. 8 Mart’ın tüm dünya kadınlarına eşit haklar ve özgürlükler getirmesi dileğiyle. 8
Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nüzü kutluyor, hepinize saygılarımı, sevgilerimi
sunuyorum.”
Bu haber 1187 defa okunmuştur.







YORUMLAR