Hak-İş Genel Kurulu şölen havasında gerçekleştirildi

Hak-İş Genel Kurulu şölen havasında gerçekleştirildi
16 Temmuz 2019 - 12:09
Hak-İş Genel Kurulu şölen havasında gerçekleştirildi



HAK-İŞ Konfederasyonunun 14. Olağan Genel Kurulu, “Emek, Demokrasi, Özgürlük, Adalet

İçin İleri” temasıyla şölen havasında yapıldı.



14. Olağan Genel Kurulu, üst düzey protokol, üyesi bulunduğumuz ITUC ve ETUC

temsilcileri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen uluslararası sendika

temsilcileri, delegelerimiz ve binlerce HAK-İŞ’li emekçinin katılımıyla 10 Temmuz 2019

tarihinde ATO Congresium’da başladı.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut ARSLAN selamlama konuşmasında şunları kaydetti.

“HAK-İŞ, Yerli, Milli ve Küresel Bir Emek Hareketidir”

Arslan, HAK-İŞ’in yerli, milli ve aynı zamanda küresel bir emek hareketi olarak emekçilerin

gücü ve umudu olmaya devam ettiğini söyledi.

“Taşıdığımız yük, emekçilerin üzerimizdeki vebali, onların gözyaşı ve alınterinin manası ve

ağırlığı altında bir vicdan ve merhamet çeşmesi olduğumuzu asla unutmadık” diyen Arslan,

emek mücadelemizin vicdan ve merhamet üzerine oturtulduğunu kaydetti.

Arslan, “Ruhu inşa edilmemiş bir sendikal anlayış, dünyayı inşa edemez. HAK-İŞ’in emek

mücadelesi; medeniyet inşasına yüzyılımıza özgü bir alınteri katkısı, fedakârlığı ve

sorumluluğudur” dedi.



“HAK-İŞ, taşerona çözümün en önemli aktörüdür”

1 milyona yakın taşeron işçisinin kadroya alınarak, çalışma hayatımızın en büyük reformunun

gerçekleştirildiğini vurgulayan Arslan, “Bu tarihi reformun en önemli aktörü HAK-İŞ’tir. Bu

reformun mimarı başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere,

dönemin Başbakanına, Bakanlarına, bürokratlarına ve emeği geçen herkese bir kez daha

teşekkür ediyoruz. HAK-İŞ olarak bu sorunun çözülmesi için büyük bir mücadele verdik ve

çok şükür başarıya ulaştık. Bu başarı hepimizin başarısıdır. Bize inanan, güvenen, bizimle yol

yürüyen yüzbinlerce emekçinin başarısıdır” diye konuştu.

“Kadro kapsamı dışında kalan taşeron emekçileri için mücadelemizi sürdürüyoruz”

“KİT’lerde çalışan taşeron işçileri başta olmak üzere, kadro kapsamı dışında kalan bütün

taşeron emekçilerin kadroya geçebilmeleri için de mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini

belirten Arslan, şöyle devam etti: “HAK-İŞ olarak 696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçilerin

sorunlarının çözümü için mücadeleye devam ediyoruz.  Kadroya yeni geçen ve KİT’lerde

kadro kapsamı dışında kalan işçilerin ücret artışları yüzde 4 artı 4’te kaldı. Bu

arkadaşlarımızın ücretleri enflasyon karşısında eridi.  Bu arkadaşlarımız için enflasyon zammı

talebimizi her platformda dile getirdik. Getirmeye de devam ediyoruz. Uluslararası

kuruluşların, emperyalizmin kullandığı küresel sermayenin, Dünya Bankası, IMF gibi benzeri

kuruluşların ülkemize dayattıkları devleti küçültün, kamuyu küçültün anlayışına karşı 1

milyona yakın taşeron işçinin kadroya alınması bu küresel güçlere meydan okumadır.

Buradan bu reformu gerçekleştirenlere bir kez daha teşekkür ediyorum.”

“Enflasyon Farkının Ödenmesi için 400 Bine Yakın İmza Topladık”



Taşerondan kadroya geçen emekçiler için HAK-İŞ’in enflasyon farkı talebinde bulunduğunu

hatırlatan Arslan, bu talebe ilişkin 400 bine yakın imza toplandığını ve bunun Aile, Çalışma

ve Sosyal Hizmetler Bakanına teslim edileceğini söyledi.

Arslan, “Kadroya yeni geçen ve KİT’lerde kadro kapsamı dışında kalan işçilerin ücret artışları

yüzde 4 artı 4’te kaldı. Bu bizim kabul etmediğimiz bir durumdur. Emekliler, işçi emeklileri,

Bağ-Kur emeklileri, bütün emeklilere ve tüm kamu çalışanlarına uyguladığı sistemle

enflasyon + ücret zamları devam etmiştir. Sayın Bakanımıza da arz ettik. Bu farkı istiyoruz”

dedi. 

HAK-İŞ olarak, 2019 yılı Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi teklifini de geçtiğimiz hafta

Bakanlığa sunduğumuzu belirten Arslan, “Bu bağlamda, kadroya geçen işçiler ile kapsam

dışında bırakılan taşeron işçilerin de çerçeve protokole dahil edilmesini ve artışlardan

yararlanmasını istiyoruz” dedi.

HAK-İŞ olarak sonuna kadar masada kalmaya, müzakere etmeye devam edeceğimizi belirten

Arslan, şunları kaydetti: “Bu yolun barış ile sonuçlanacağına inanıyorum. Sayın bakanın başta

asgari ücret olmak üzere, bu toplu iş sözleşmelerinin de masada biteceğini umut ediyorum.

İnşallah bunu da başaracağız.”



“Geçici İşçilerin Çalışma Süreleri 9 Ay 29 Güne Çıkarılmalı”

Arslan, Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi teklifi ve görüşmelerinde, 696 sayılı KHK ile

çalışma süreleri 9 ay 29 güne kadar çıkartılan mevsimlik ve geçici işçilerin, çalışma

sürelerinin 9 ay 29 gün üzerinden devamlı hale getirilmesini de talep ettiklerini aktardı.

“Emeklilikte yaşa takılanlar için çözüm üretilmelidir”

Son günlerde Türkiye ekonomisi üzerine bazı oyunlar oynandığına dikkat çeken Arslan, “Bu

oyunları Türkiye’yi yeniden IMF kapılarına götürme çabası olarak görüyoruz. IMF’nin

yeniden Türkiye’ye gelmesini asla kabul etmiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve

Hükümetimizin IMF ile çalışmama konusundaki kararlılığını buradan bir kez daha tebrik

ediyor ve destekliyoruz. IMF politikalarının ortaya çıkardığı Emeklilikte Yaşa Takılanlar

konusu bugün çalışma hayatının önemli sorun alanlarından birini oluşturmaktadır. HAK-İŞ

olarak, prim ödeme gün sayısını doldurmuş, ancak yaş nedeniyle emekli olamayanlardan,

özellikle işten çıkarılan, çalışma gücünü kaybetmiş ya da sektörde iş bulamayanlar için çözüm

üretilmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. 



“Bütün Çalışanların Kıdem Tazminatına Kavuşacağı Güçlü Bir Model İstiyoruz”

Arslan, kıdem tazminatı tartışmalarına değinerek, “Kıdem tazminatının kaldırılması, yok

edilmesi, düşürülmesi gibi bir yaklaşımı asla kabul edemeyiz. Kıdem tazminatında kazanılmış

haklardan geriye gidişe neden olmayacak ve istisnasız bütün çalışanların kıdem tazminatına

kavuşacağı güçlü bir model istiyoruz. Yüzbinlerce özel sektör işçisi kıdem tazminatı

alamıyor. Bu konudaki sorunlar giderilsin, bütün çalışanlar kıdem tazminatı alabilsin.

Kazanılmış haklardan geriye gitmeyen yeni bir model istiyoruz. Bunlara artı bir model

getiremeyenler şunu diyorlar: Kıdem tazminatı modeline dokunmayın. Mazlumların,

mağdurların en kötü şartlarda çalışıp, üç kuruş ekmek parası için alın teri akıtanların haklarını

savunmayacak mıyız? Dolayısıyla siz eskimiş, işe yaramayan sadece kamu işçilerinin kıdem

tazminatı sistemine karşı sessiz kalırsanız, vebal altında kalırsınız. Herkesin bu konuyu

anlamasını istiyoruz” dedi.



“HAK-İŞ Asgari Ücret Masasında Olmak Zorundadır”

Asgari ücret ve tespit komisyonu hakkında açıklamada bulunan Arslan, şunları kaydetti:

“Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı, demokratik katılım ve temsile uygun hale

getirilmelidir. Asgari ücret, işçinin ailesiyle birlikte geçimini sağlayacak şekilde

belirlenmelidir. Bütün ücretlilerin, ocak ayında almış olduğu maaş yüzde 15’lik vergi dilimine

tabii iken, önce yüzde 20’ye, sonra yüzde 27 ve yüzde 36’ya kadar çıkmaktadır. Bu oranların

indirilmesini talep ediyoruz. Türkiye’de asgari ücret belirlenirken, çalışanların yüzde

50’sinden fazlasını ilgilendiriyor. Masada hükümet var, işçileri temsil eden DİSK var, işçi

kesiminde masa eksik, sandalye eksik. Türkiye’nin en büyük toplu sözleşmesinde HAK-İŞ

yok. Bunu demokrasi diye bize kimse anlatamaz. Biz masada olacağız, HAK-İŞ asgari ücret

masasında olacak, olmak zorunda. En büyük toplu iş sözleşmesi yapılıyor ve hakiş o masada

yok. Benim anlamadığım TC’nin tarihinde en büyük reformcu AK Parti hükümetinin asgari

ücret komisyonunun arkasında olmasını anlamıyoruz. Meydan birilerine kalınca, asgari

ücrette kendilerini karar sahibi görenler, Türkiye’de nelerin konuşulduğunu, tartışıldığını

gördük. HAK-İŞ’in ve DİSK’in orada olması son derece doğaldır. Sadece HAK-İŞ’in

olmasını istemiyoruz. Üyelerimiz oranında temsil edilelim. Asgari ücret kişinin kendisi değil,

ailesinin de geçimini sağlayacağı bir ücret olarak kabul edilir ve bu doğrultuda hareket

edilmesini istiyoruz.”

Diğer yandan iş kazaları, sosyal ve ekonomik bir yara olarak, çalışma hayatının en önemli

sorun alanlarından biri olmaya devam etmektedir. İnsana saygı temelinde iş sağlığı ve

güvenliği önlemlerinin artırılmasını istiyoruz. Başta iş kazaları ve kayıtdışı istihdamın

önlenmesi olmak üzere, çalışma hayatında yaşanan her türlü sorunun çözümü için sendikal

örgütlenmenin önemine inanıyoruz.”dedi.
Bu haber 1638 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum