EGİAD Dünya'da Ve Türkiye'de Pandemi Ekonomisini Değerlendirdi

EGİAD Dünya'da Ve Türkiye'de Pandemi Ekonomisini Değerlendirdi
20 Nisan 2021 - 12:11
EGİAD Dünya’da Ve Türkiye’de Pandemi Ekonomisini Değerlendirdi

EGİAD Ege Genç İş İnsanları Derneği, Türkiye’nin öncü yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi grubu
ÜNLÜ & Co işbirliği ile düzenlediği “2021 Yılı Global Makro Ekonomik Görünüm, Türkiye Ekonomisi ve
Piyasalar” başlıklı webinar ile ekonomik gündemi masaya yatırdı. ÜNLÜ & Co Araştırma Bölümü
Kıdemli Müdürü Gökhan Uskuay’ın konuk konuşmacı olduğu webinarda pandeminin global
ekonomiye etkileri, Türkiye ekonomisinde son dönemde yaşanan değişimler ve piyasalara etkileri ele
alındı.
Zoom üzerinden gerçekleşen toplantıya, EGİAD üyesi iş dünyası yoğun ilgi gösterdi. Toplantının açılış
konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, ÜNLÜ & Co iş birliği ile
gerçekleşen ekonomi sohbetlerinin EGİAD ev sahipliğinde düzenli olarak her çeyrek organize
edileceğini aktararak, üye iş insanlarının ekonomi gündemi olarak önlerini görebilmeleri için bu
toplantıların rota niteliğinde gerçekleşebileceğini ifade etti. Ünlü & Co’nun 1. Girişim Sermayesi
Yatırım Fonu’na EGİAD Meleklerinden birkaç üye ile beraber yatırım kararı çıktığının bilgisini de
paylaşan Yelkenbiçer, “ÜNLÜ&Co, ülke ekonomisine kazandırdığı yabancı yatırımlar, 500’e yakın
çalışanı ile tüm paydaşları için değer yaratan şerefiyesi yüksek bir firmadır. Bunun bir yansıması olarak
da %25’lik bölümünün halka arzı için Sermaye Piyasası Kurulu’na başvurmuş durumda. Kurumsal
sosyal sorumluluk anlamında da önde gelen faaliyetleri olan ÜNLÜ & Co özellikle kurduğu Kadın
Girişimciler Akademisi vasıtasıyla kadınlara gereksinim duydukları her konuda tam donanımlı bir
rehberlik yaparak girişimcilik yolculuklarında onları cesaretlendiriyor” dedi.
2020 yılından bu yana tüm dünya ekonomilerinin pandeminin yarattığı ağır etkilere karşı önemli
ekonomik adımlar atmak zorunda kaldıklarını vurgulayan Yelkenbiçer, “Merkez bankalarının
genişleme için para basması ve pandemi nedeniyle duran işlere ve çalışanlara yüklü mali politika
desteği izlenen yöntemler olarak başı çekti. Türkiye ekonomisi ise bu sürece hem dolarizasyon
seviyesi %25’lerdeyken hem de yüksek enflasyonu 2018’den bu yana çift hanelerde seyir ettiğinden
dolayı oldukça kırılgan bir yapıda girdiği için atabileceği adımlar oldukça kısıtlıydı. Gelinen bu noktada
2021 yılı tüm dünya genelinde aşılamanın hızlıca yapılacağı, ekonomik aktivitelerin küresel olarak
destekleneceği, yardımların devam edeceği bir yıl olacağı düşüncesiyle tüketimin artmaya devam
edeceği öngörüleriyle global olarak dünya ekonomisinde bir büyüme trendine girilebileceği bir yıl
olarak bekleniyordu. Hatta yılbaşında özellikle TÜSİAD ekonomistlerinin yaptığı tahminler global
olarak ekonominin %5,5, Türkiye ekonomisinin de %4.5 büyüyeceği şeklindeydi. Ülkemizin ancak
doğru iktisadi politikalar inşa ederek sermayeye erişimi ve büyümeyi yakalaması mümkün olabilir. Her
ne kadar geçen hafta merkez bankasının aldığı faiz arttırmama kararı mevcut politikanın devamı gibi
yorumlansa da para ve kredi politikalarında erken gevşeme potansiyeli, mevcut olan enflasyon
trendini daha da arttırma riski taşımaktadır. Global olarak artış trendinde olan gıda emtia fiyatları da
enflasyonun seyri konusunda bir başka risk unsurudur” dedi.
ÜNLÜ & Co Araştırma Bölümü Kıdemli Müdürü Gökhan Uskuay, Dünya ekonomisi genelinde Avrupa,
Amerika ve Türkiye’deki ekonomik gelişmeleri, fırsatları ve riskleri değerlendirdi. Mart 2020’den
itibaren hayatımıza giren Covid salgını ve pandemi koşullarının sağlık sistemini zorlayarak gelişimine
sebep olurken ekonomilerin ise ülkelerin zorlanmasına ve daralmasına sebep olduğunu kaydetti.
Dünya Ekonomisi Kırılgan
Vaka sayılarının azalmaması sebebiyle Dünya’nın büyük bir risk altında olduğuna dikkat çeken Uskuay,
ekonominin kapalı halinin 2022 senesine kadar sirayet edebileceğini kaydetti. Pandemi sonrası
ekonomilerin toparlanma sürecinin de devam edebileceğine işaret eden Uskuay, “ABD’de -6’ya kadar
finansal koşullarda bozulma yaşandı. AB Merkez Bankası da aynı sıkıntıyla karşı karşıya kaldı. Pandemi
ülkelerdeki birçok sorunu büyüttü. Dünya zaten son 10 yılda parlak bir senaryoya sahip değildi,

pandemi süreci ile tablo bu noktaya ulaştı. ABD’de 20 milyon iş kaybı oluştu sonrasında geri dönenler
olsa da 9 milyon işsiz hala mevcut durumda. Tüketici güveni en düşük seviyeye ulaştı. Merkez
Bankaları bu süreçte devreye girerek Dünya’yı batmaktan kurtardılar. Tüm Dünya’da tedarik
zincirlerinin yetersizliği, stokların tükenmesi, arz eksikliği fiyatlar üzerinde etkili oldu. 2023 yılına
kadar pandemi öncesindeki üretim noktasına gelinmesi mümkün olmayacaktır. ABD’de bu süreçte
evde oturan halka 1.9 trilyon $ teşvik paketi verildi. Bu denli büyük bir tasarruf bulunmakta.
Büyümenin ve enflasyonun çok kırılgan olduğu bir evredeyiz. Enflasyon hedefleri, çıktı açıkları,
kapanma durumu ekonominin teşviklerle devam edebileceğini göstermekte” dedi.
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin normalleşmesinin 2022’i sonunu bulacağını kaydeden ÜNLÜ &
Co Araştırma Bölümü Kıdemli Müdürü Gökhan Uskuay, Türkiye ekonomisinin son 4-5 yılının belirsizlik
içinde geçtiğine dikkat çekerek, yeni büyüme oranının en fazla yüzde 4’lerde kalabileceğine vurgu
yaptı. Uskuay şöyle konuştu: “2020 zaten toparlanma yılıydı ve krize bu toparlanma anında
yakalandık. Ancak şu da var ki; Türkiye’de pek çok sektör kapansa da üretim tedarik zinciri
kapanmadı. Dünya ülkelerinde tedarik zinciri sıkıntıdaydı ve Türkiye bunu avantaja dönüştürmeyi
bildi. Bu açıdan pandemi bizim için fırsat oldu. Üretim kapasitesinin yüzde 110 şeklinde gerçekleştiği,
sanayi üretiminin son 10 yılın en yüksek rakamına ulaştığı dönem oldu. Ancak Merkez Bankası
tartışmaları ve süreci sonrasında bu fırsatı büyümeye dönüştürme konusunda kararlı adımlar
atamadık ve fırsatı kaçırdık.”
Fırsatları ve riskleri de özetleyen Gökhan Uskuay, maddeleştirerek şu şekilde sıraladı.
Fırsatlar:
 Normalleşme ve baz yılı etkisi ile yüksek global büyüme,
 Merkez Bankalarının teşviklerini devam ettirmesiyle global likiditenin ve risk alma iştahının
sürecek olması,
 Riskli varlıklara yönelimde tarihi düşük çarpanlarla işlem görmemiz ve tarihi düşük
seviyelerde bulunan yabancı yatırımcı seviyesi,
 Enflasyonun baz etkisi ile düşmesi ile yılın son çeyreğinden itibaren faizlerde normalleşme,

Riskler:
 Global likidite ve risk alma iştahında artışa bağlı olarak finansal varlıklarda balon oluşma
olasılığı ve yüksek volatilite,
 Pandemi nedeniyle yasakların uzaması nedeniyle büyümenin ve turizm gelirlerinin düşük
seviyede kalması,
 Yüksek global büyümeye karşılık yıl içerisinde dalgalı bir global enflasyon. Tedarik ve arz
sıkıntılarının yaşandığı emtiaya ek olarak normalleşme ile birlikte artış gösterecek hizmet ve
gıda fiyatları,
 Çekirdek enflasyonun katılığı ve TL’de reel olarak değer kazanımının kur geçişgenliği
içerisinde zaman alacak olması, ters dolarizasyonun hızının yavaş olması,
Bu haber 1190 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum