DEÜ, İZMİR SU ALTI KÜLTÜR MİRASINI GÜN YÜZÜNE ÇIKARACAK
16 Nisan 2021 - 14:12
DEÜ, İZMİR SU ALTI KÜLTÜR MİRASINI GÜN YÜZÜNE ÇIKARACAK
Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Kalkınma Ajansı arasında, İzmir’in su altı kültür
mirasını ortaya çıkarmak, korumak ve kültür turizmine kazandırmak amacıyla protokol
imzalandı. Koca Piri Reis gemisinde yapılan törende konuşan DEÜ Rektörü Prof. Dr.
Nükhet Hotar, İzmir kıyılarının su altı kültür mirası açısından haritalandırılacağını
belirterek, “İzmir’in turizm potansiyelinin güçlendirilmesi amacıyla çalışma sonuçlarından
faydalanılarak su altı kültür rotası olmaya uygun yerler de tespit edilecek” dedi.
İzmir Körfezi’nde su altı kültür mirasını ortaya çıkarmak, korumak ve kültür turizmine
kazandırmak amacıyla Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ile İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA)
arasında protokol imzalandı. Protokol kapsamında gerçekleşecek projede ilk aşamada
batıkların yerleri tespit edilecek. Güzelbahçe, Urla, Karaburun ve Foça ilçelerinde
gerçekleştirilecek saha çalışmaları kapsamında su altı kültür varlıkları tespit edilerek,
buluntuların ve elde edilen verilerin belgelendirilmesi, raporlanması çalışmaları yürütülecek.
Uygun kalıntı ve buluntuların su altı kültür turizmine kazandırılması, yerinde koruma ve
sergilenmesinin yanı sıra, orta ve uzun vadede İzmir’e bir deniz savaş tarihi müzesinin
kurulmasına zemin oluşturulacak.
REKTÖR HOTAR’A TEŞEKKÜR ETTİ
Protokol imza töreni, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Nükhet Hotar ve akademisyenlerin katılımıyla Kordon’da demirleyen Koca Piri Reis
gemisinde gerçekleştirildi. Törende konuşan Vali Yavuz Selim Köşger, tarihi bir ana şahitlik
ettiklerini belirterek, “İzmir, tarih boyunca Akdeniz’in en önemli liman şehirlerinden biri
olmuştur. Su altı kültür mirası açısından da belki de dünyanın en zengin bölgelerinden birinde
Koca Piri Reis gemisi Türk denizcilik tarihinde de önemli işlevler görmüş bir gemidir. Koca
Piri Reis gemisinin Türkiye’nin denizlerdeki menfaatlerini koruma fonksiyonu, Türk
turizminin, ekonomisinin geliştirilmesine, zenginleştirilmesine katkı anlamında devam ediyor.
Bu projenin hayata geçirilmesinde emek veren başta Rektörümüz olmak üzere, araştırma
ekibine ve Koca Piri Reis mürettebatına teşekkür ediyorum” dedi.
“ARAŞTIRMA MERKEZİ KURDUK”
DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, 2005 yılından bu yana sürdürülen Mavi Miras projesi
ile denizcilik tarihine ve Türkiye’nin kültürel mirasına büyük katkılar sunduklarını söyledi.
Bu projeyi çok önemsediklerini belirten Hotar, “Mavi Miras projesi Cumhurbaşkanlığı Bütçe
ve Strateji Başkanlığı tarafından desteklenen yerli ve milli bir projedir. Bu proje kapsamında,
akademisyenlerimizin emektar Koca Piri Reis gemimizle yürüttüğü çalışmalarla denizcilik
tarihinde önemli yere sahip buluşlar yaptık. Özellikle az bilinen Osmanlı dönemine ait
batıklar bulduk. Üniversite olarak desteklediğimiz bu çalışmaları bir adım öteye taşıdık ve
Sualtı Kültür Mirası ve Denizcilik Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni kurduk” dedi.
SU ALTI KÜLTÜR TURİZMİ ROTASI
İmzalanan protokol kapsamında su altı kültür mirası açısından zengin potansiyele sahip olan
İzmir kıyılarında sualtı kültür mirası taraması gerçekleştirileceğini söyleyen Hotar, “İzmir,
sualtı kültür mirası açısından kıyılarındaki batıklar ve diğer kalıntıların büyük bir bölümü
haritalandırılmış örnek bir il olacak. Ayrıca, İzmir’in turizm potansiyelinin güçlendirilmesi
amacıyla çalışma sonuçlarından faydalanılarak su altı kültür rotası olmaya uygun yerler de
tespit edilecek. Buluntuların yer aldığı alanların, turizm ve sportif amaçlı dalış alanı, su altı
ören yeri, su altı parkı ve arkeopark olma potansiyeli değerlendirilecek. Deniz Bilimleri ve
Teknolojisi Enstitüsü öğretim üyesi Doç. Dr. Harun Özdaş’ın yürütücülüğünde Koca Piri Reis
gemimiz ile yapılacak saha çalışmalarında Dr. Öğr. Üy. Nilhan Kızıldağ ve Araş. Gör. Özkan
Özel görev alacak. Araştırma ekibimize şimdiden başarılar diliyoruz” diye konuştu.
MAVİ MİRAS VURGUSU
Araştırmaların Kültür ve Turizm Bakanlığından alınacak izin doğrultusunda başlayacağını
belirten Doç. Dr. Harun Özdaş, “Foça’dan başlayarak, Karaburun Yarımadası kıyılarını takip
eden ve sonrasında sırasıyla; Uçburun, Çeşme Fener Burnu, Tekne Burnu, Karaabdullah
Burnu, İnce Burun ve Teke Burnu arasındaki bölge, sualtı arkeolojisi açısından Ege ve
Akdeniz’in en zengin bölgesi olarak nitelendiriliyor. 1695 Karaburun Koyunadaları Osmanlı-
Venedik, 1649 Foça Osmanlı-Venedik, 1770 Çeşme Osmanlı-Rus deniz savaşlarına ait çok
sayıda batık bu kıyılarda yer alıyor. Dolayısıyla İzmir kıyıları sualtı kültür mirası açısından
çok zengin bir bölge. Buradaki batıkların tespit edilerek gün yüzüne çıkarılması, denizcilik
tarihi açısından hem de Mavi Miras açısından önem arz ediyor. Saha çalışmalarımızı
üniversitemize ait Koca Piri Reis gemimiz ve Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nün
veri toplama cihaz ve teknik ekipmanlarından yararlanarak yapacağız. Yanal taramalı sonar
ile kültür varlığı tespiti sonrasında sonar anomalilerinin ROV cihazı veya tüplü dalış ile görsel
tespiti ve detaylı incelenmesi yapılacak. Buluntuların bulundukları yerde fotoğraflanmaları
sağlanacak ve video görüntüleri alınacak. Fotogrametri yöntemi ile üç boyutlu görselleştirme
yapılacak ve elde edilen görüntüler birleştirilerek batık alanları haritalandırılacak,
buluntuların planları çıkarılacak ve veriler coğrafi bilgi sistemine işlenecek” ifadelerini kullandı.
Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Kalkınma Ajansı arasında, İzmir’in su altı kültür
mirasını ortaya çıkarmak, korumak ve kültür turizmine kazandırmak amacıyla protokol
imzalandı. Koca Piri Reis gemisinde yapılan törende konuşan DEÜ Rektörü Prof. Dr.
Nükhet Hotar, İzmir kıyılarının su altı kültür mirası açısından haritalandırılacağını
belirterek, “İzmir’in turizm potansiyelinin güçlendirilmesi amacıyla çalışma sonuçlarından
faydalanılarak su altı kültür rotası olmaya uygun yerler de tespit edilecek” dedi.
İzmir Körfezi’nde su altı kültür mirasını ortaya çıkarmak, korumak ve kültür turizmine
kazandırmak amacıyla Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ile İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA)
arasında protokol imzalandı. Protokol kapsamında gerçekleşecek projede ilk aşamada
batıkların yerleri tespit edilecek. Güzelbahçe, Urla, Karaburun ve Foça ilçelerinde
gerçekleştirilecek saha çalışmaları kapsamında su altı kültür varlıkları tespit edilerek,
buluntuların ve elde edilen verilerin belgelendirilmesi, raporlanması çalışmaları yürütülecek.
Uygun kalıntı ve buluntuların su altı kültür turizmine kazandırılması, yerinde koruma ve
sergilenmesinin yanı sıra, orta ve uzun vadede İzmir’e bir deniz savaş tarihi müzesinin
kurulmasına zemin oluşturulacak.
REKTÖR HOTAR’A TEŞEKKÜR ETTİ
Protokol imza töreni, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Nükhet Hotar ve akademisyenlerin katılımıyla Kordon’da demirleyen Koca Piri Reis
gemisinde gerçekleştirildi. Törende konuşan Vali Yavuz Selim Köşger, tarihi bir ana şahitlik
ettiklerini belirterek, “İzmir, tarih boyunca Akdeniz’in en önemli liman şehirlerinden biri
olmuştur. Su altı kültür mirası açısından da belki de dünyanın en zengin bölgelerinden birinde
Koca Piri Reis gemisi Türk denizcilik tarihinde de önemli işlevler görmüş bir gemidir. Koca
Piri Reis gemisinin Türkiye’nin denizlerdeki menfaatlerini koruma fonksiyonu, Türk
turizminin, ekonomisinin geliştirilmesine, zenginleştirilmesine katkı anlamında devam ediyor.
Bu projenin hayata geçirilmesinde emek veren başta Rektörümüz olmak üzere, araştırma
ekibine ve Koca Piri Reis mürettebatına teşekkür ediyorum” dedi.
“ARAŞTIRMA MERKEZİ KURDUK”
DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, 2005 yılından bu yana sürdürülen Mavi Miras projesi
ile denizcilik tarihine ve Türkiye’nin kültürel mirasına büyük katkılar sunduklarını söyledi.
Bu projeyi çok önemsediklerini belirten Hotar, “Mavi Miras projesi Cumhurbaşkanlığı Bütçe
ve Strateji Başkanlığı tarafından desteklenen yerli ve milli bir projedir. Bu proje kapsamında,
akademisyenlerimizin emektar Koca Piri Reis gemimizle yürüttüğü çalışmalarla denizcilik
tarihinde önemli yere sahip buluşlar yaptık. Özellikle az bilinen Osmanlı dönemine ait
batıklar bulduk. Üniversite olarak desteklediğimiz bu çalışmaları bir adım öteye taşıdık ve
Sualtı Kültür Mirası ve Denizcilik Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni kurduk” dedi.
SU ALTI KÜLTÜR TURİZMİ ROTASI
İmzalanan protokol kapsamında su altı kültür mirası açısından zengin potansiyele sahip olan
İzmir kıyılarında sualtı kültür mirası taraması gerçekleştirileceğini söyleyen Hotar, “İzmir,
sualtı kültür mirası açısından kıyılarındaki batıklar ve diğer kalıntıların büyük bir bölümü
haritalandırılmış örnek bir il olacak. Ayrıca, İzmir’in turizm potansiyelinin güçlendirilmesi
amacıyla çalışma sonuçlarından faydalanılarak su altı kültür rotası olmaya uygun yerler de
tespit edilecek. Buluntuların yer aldığı alanların, turizm ve sportif amaçlı dalış alanı, su altı
ören yeri, su altı parkı ve arkeopark olma potansiyeli değerlendirilecek. Deniz Bilimleri ve
Teknolojisi Enstitüsü öğretim üyesi Doç. Dr. Harun Özdaş’ın yürütücülüğünde Koca Piri Reis
gemimiz ile yapılacak saha çalışmalarında Dr. Öğr. Üy. Nilhan Kızıldağ ve Araş. Gör. Özkan
Özel görev alacak. Araştırma ekibimize şimdiden başarılar diliyoruz” diye konuştu.
MAVİ MİRAS VURGUSU
Araştırmaların Kültür ve Turizm Bakanlığından alınacak izin doğrultusunda başlayacağını
belirten Doç. Dr. Harun Özdaş, “Foça’dan başlayarak, Karaburun Yarımadası kıyılarını takip
eden ve sonrasında sırasıyla; Uçburun, Çeşme Fener Burnu, Tekne Burnu, Karaabdullah
Burnu, İnce Burun ve Teke Burnu arasındaki bölge, sualtı arkeolojisi açısından Ege ve
Akdeniz’in en zengin bölgesi olarak nitelendiriliyor. 1695 Karaburun Koyunadaları Osmanlı-
Venedik, 1649 Foça Osmanlı-Venedik, 1770 Çeşme Osmanlı-Rus deniz savaşlarına ait çok
sayıda batık bu kıyılarda yer alıyor. Dolayısıyla İzmir kıyıları sualtı kültür mirası açısından
çok zengin bir bölge. Buradaki batıkların tespit edilerek gün yüzüne çıkarılması, denizcilik
tarihi açısından hem de Mavi Miras açısından önem arz ediyor. Saha çalışmalarımızı
üniversitemize ait Koca Piri Reis gemimiz ve Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nün
veri toplama cihaz ve teknik ekipmanlarından yararlanarak yapacağız. Yanal taramalı sonar
ile kültür varlığı tespiti sonrasında sonar anomalilerinin ROV cihazı veya tüplü dalış ile görsel
tespiti ve detaylı incelenmesi yapılacak. Buluntuların bulundukları yerde fotoğraflanmaları
sağlanacak ve video görüntüleri alınacak. Fotogrametri yöntemi ile üç boyutlu görselleştirme
yapılacak ve elde edilen görüntüler birleştirilerek batık alanları haritalandırılacak,
buluntuların planları çıkarılacak ve veriler coğrafi bilgi sistemine işlenecek” ifadelerini kullandı.
Bu haber 1477 defa okunmuştur.







YORUMLAR