DANSÖZ: BİR İSYAN HİKAYESİ

DANSÖZ: BİR İSYAN HİKAYESİ
25 Mart 2021 - 10:38
DANSÖZ: BİR İSYAN HİKAYESİ
Ayvalık Belediyesi, Kadın Oyunları Festivali ile tiyatroseverleri Vural Sineması Nejat Uygur
Sahnesi’nde konuk et meye devam ediyor. 23 Mart tarihinde "Shirley" ismiyle Türkçe'ye
uyarlanan, Sumru Yavrucuk’un muhteşem performans gösterdiği oyunla başlayan festivalin
ikinci gününde “Dansöz” oyunu sahnelendi. Şamil Yılmaz yönetmenliğinde sergilenen
oyunda, duyduğu bir müzik ile tüm hayatı değişen Meryem karakterini Sezen Keser
canlandırdı. Ankara Sanat Tiyatrosu ile Ayvalık Belediyesi’nin yaşama geçirdiği Kadın
Oyunları Festivali’nin ikinci gününde tiyatroseverlerin ilgisi yine çok büyük oldu, oyunun
biletleri kısa sürede tükendi. Bir isyan hikayesini anlatan ‘Dansöz’ isimli oyun ilgiyle izlendi.
Seyirciler salondaki koltuklara yine bir boş bir dolu şeklinde oturtuldu, maske ve hijyenik
kurallar yine ön plandaydı.
Ayvalık Belediyesi’nin ev sahipliğinde Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde sergilenen,
65 dakikalık oyunda genç oyuncu Sezen Keser performansıyla yürekleri fethetti. Oryantal
müzik eşliğinde sahneye vücudu kana bulanmış dansöz kıyafetiyle çıkan oyuncu, Meryem’in
yaşadıklarını anlatıp "erkek bakışı" ile bir hayatın nasıl bir çizgiden başka çizgiye
aktarıldığını, oyun başlarken işlediği cinayeti, pavyon ortamına hangi baskılarla geldiğini
çarpıcı bir dille aktarıp seyirciye duygulu anlar yaşattı. Oyunun sonunda festivali
değerlendiren ve pandemi nedeniyle uzun bir süredir sahnelerden uzak kaldığını anlatan usta
oyuncu, “Bize böylesi bir festivalin düzenlenmesi ve bu kadar güzel insanlarla birlikte olmak
çok iyi geldi. Burada olduğum çok mutluyum” dedi.
Öte yandan son yıllarda yaşanan kadın cinayetleri üzerine konuşan sanatçı, kadın cinayetleri
bir yana şiddete maruz kalabilmenin düşünülmesinin bile son derece korkunç olduğunu ifade
etti. Salondaki koltukların üzerinde fotoğrafları olan kadınların uğradıkları şiddet sonrasında
hayattan koparılmış insanlar olduğunu belirten Sezen Keser, “Benim sergilediğim oyununun
kahramanı Meryem de uğradığı tüm şiddetlere rağmen hayatta kalmayı başarmış bir kadın.
Ama bunu kendini tüketerek yapıyor. Şahsen ben şiddete maruz kalsam ne yaparım,
kaldığımda ne yaptım? Bunlar kişiye sorulduğunda o kadar çetrefilli ve o kadar içini acıtan
şeyler ki. Bunu düşünmek bile istemiyorum. Ne ben, ne de benden binlerce kilometre
uzaktaki herhangi bir kadının şiddete maruz kalmasını asla istemem” değerlendirmesine
bulundu.
Dansöz oyununda Meryem karakterini canlandırmadan önce provalarda oldukça zorlandığını
belirten başarılı oyuncu, “Meryem bir dansöz ve dansöz bedenini hayata geçiriyor. Annesi,
beraber yaşadığı adam ve patronu tarafından yaşadıkları çok travmatik. Ben, provaların ilk
zamanlarında bunları anlatırken tıkandığım çok oldu, halen bazen sahnede tıkanıyorum.
Çünkü her oyun farklı oluyor. Bazen seyirci tepki veriyor mesela. Kafasını sallıyor, boynunu
büküyor. Bazen sahnede beni hiç etkilemeyen herhangi bir kelime, sahnedeyken beni
çarpabiliyor. Oyunların ardından bazen seyircilerin arasından şiddete maruz kalmış kadınlar
bana mesaj atıyorlar. Ya da oyundaki bir duyguyu çok iyi kavradığını yazıyorlar. Tabi bunlar
bana da yeni deneyimler kazandırmış oluyor. Bunu fark ediyorum. Kadınlar sahnedeki
dansözün bakışının, kadın bedeninin rahatsız edilmesinin ne olduğunu çok içerden bir yerden
kavrıyorlar ve hepsi bunun nasıl bir duygu olduğunu biliyorlar. Erkek seyirciler de; sanırım

içsel olarak daha duyarlı bir yerden kavramaya çalışıyorlar. Ama kadınlar daha içsel bir
yerden kavrıyorlar” şeklinde duygularını dile getirdi.
Bu haber 1394 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum