CHP'li Sındır, "Tarımın Önemsenmediği Kalkınma Planı Düşünülemez"
18 Temmuz 2019 - 12:01
CHP’li Sındır, “Tarımın Önemsenmediği Kalkınma Planı Düşünülemez”
CHP İzmir Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır TBMM’de yaptığı
konuşmada 11. Kalkınma Planı’nda tarım sektörünün yine kaderine terk edildiğini, çiftçinin refahının
düşünülmediğini, hayvancılığın ithalata kurban edildiğini, 11. Kalkınma Planı’nın başarıya
ulaşamayacağını söyleyerek AKP iktidarına sert sözlerle yüklendi.
“TÜRKİYE TARIM SEKTÖRÜNDE HER GEÇEN GÜN ERİYOR”
Tarımın çiftçinin, üreticinin kırda, köyde varlığını, yaşamını sürdürebildiği yegane üretim sektörü ve
gelir kaynağı olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Sındır, “11. Kalkınma Planı’nda tarım başlığı
altında yer alan “amaç” alt başlığına bakıldığında, bunu kaleme alanların sektörde girdi maliyetlerini
düşürme derdinin olmadığı, üretimde kalite artışı veya kalite iyileştirilmesine yönelik bir dert, bir
mesele, bir sorun alanının olmadığı görülüyor. 11. Kalkınma Planı’nda çiftçinin refahı yok. Türkiye
tarım sektöründe her geçen gün eriyor. Yanlış politikalar sonucu tarım sektörü son 17 yılda güncel
siyasetin bir aracı ve oyuncağı haline geldi ve politikasızlığın sonucunda tarım sektörü hiç olmadığı
kadar daraldı. Tarım sektörü ne yazık ki üretim maliyetleri altında ezilen ve maliyetleri bir türlü
kontrol altına alınamayan ve ürün fiyatları da üretici lehinde bir türlü denetlenemeyen bir sektör
hâline getirildi” dedi.
“ÇİFTÇİ EKİP BİÇERSE ZARAR EDİYOR!”
AKP iktidarının tarım sektörüne her zaman şaşı baktığını söyleyen Sındır, “17 yılda tarımda nereden
nereye gelmişiz ve nereye gidiyoruz? Üreticimiz 2002’de DAP gübresinin 1 kilogramı için 1,7 kilogram
buğday satarken, 2018’de 1 kilogram DAP almak için 2,7 kilogram buğday satmak durumunda. Yine
üreticimiz 2002’de 1 litre çiğ süt sattığında 1,7 kilogram süt yemi alabiliyorken bugün ancak 1,2
kilogram yem alabiliyor. Hayvanın sütü kendine yetmiyor. Bir üretimde girdiler ve ürün fiyatları
kıyaslandığında üretimin devam edebilmesi için mutlaka, gelirin maliyetleri karşılayabilir olması
gerekir. 2002’de 239 milyon dönüm tarım arazisi ekilirken bu alan 197 milyona düştü. 17 yıllık Adalet
ve Kalkınma Partisinin iktidar döneminde 42 milyon dönüm verimli tarım arazisi ekilip, biçilmiyor. Çifti
ekip biçerse zarar ediyor. Bugün iktidarın ne kadar umurunda bilemiyorum ama üretici köyünü,
toprağını, baba ocağını terk ediyor. 17 yılda Türkiye’de değişen işte bu oldu” dedi.
“TARIM İTHALATINDA 95,3 MİLYAR DOLAR PARA ÖDEDİK”
Türkiye’nin AKP iktidarı zamanında tarımda net ithalatçı bir ülke konumuna geldiğinin altını çizen
Sındır, “Tarım ithalatında 2003-2018 döneminde 95,3 milyar dolar para ödemişiz. 2018 yılında
ABD’den sonra en çok sığır ithal eden ülke olduk. Dünya’da Amerika Birleşik Devletlerinden sonra en
çok sığır ithal eden ülke Türkiye’dir. AKP iktidarı Türkiye’yi tarımda net ithalatçı bir ülke durumuna
getirdi. 11. Kalkınma Planı'nda kırmızı et üretim miktarında artış öngörülmüş ancak hayvan sayısı ve
büyükbaş hayvan varlığının artırılması bir hedef olarak konmamış. Kırmızı et üretim miktarı
konusunda hedef ortaya konmuş olduğuna göre bu artışın da hayvan ithalatına dayalı olacağı
anlaşılıyor. Bu planda ‘Tarım sayımı yapılacaktır’ deniliyor. En son yapılan Genel Tarım Sayımı 2001
yılında olmuştur. Diğer bir deyişle, 4 Kalkınma Planı dönemini içeren AKP iktidarları döneminde bir
kere bile tarım sayımı yapılmadığını biliyor musunuz? Demek ki daha henüz tarım sayımının dahi
yapılmadığı bir durumda ortaya konmuş bir planla karşı karşıyayız. Daha baştan buradaki hedeflerin
ve tüm verilerin sağlıksız olduğunu düşünebiliriz. Sadece bununla kalsa iyi! Peki, buğday üretimimiz
ne olacak? Peki, pamuk üretimimiz ne olacak? Fındık üretimimiz ne olacak? Ürünler bazında
hedeflerimiz nedir? Alan, miktar ve değer üzerinden hangi hedeflere varmak istiyoruz? Yani, bütün
tarım sektörünü, 8-10 tane hedef koyarak geleceğe nasıl taşıyacağız? Bitkisel üretim, hayvansal
üretim, su ürünleri yetiştiriciliği, gıda güvenliği, gıda güvenilirliği, gıda güvencesi, kırsal kalkınma ne
olacak?” dedi.
“ÇİFTÇİYE VERDİĞİNİZ SÖZLERİ YERİNE GETİRİNİZ”
11. Kalkınma Planı’nda çok eksiklerin olduğunu söyleyerek AKP iktidarını uyaran ve iktidara sorular
yönelten Sındır sözlerini şöyle sonlandırdı: “bu kalkınma planında Güneydoğu Anadolu Projesi’nin adı
geçmiyor, Konya Ovası Projesi’nin adı geçmiyor, DOKAP Doğu Anadolu Kalkınma Projesi’nin adı
geçmiyor. Bölgelerimizin ekonomik, sosyal, kültürel ve mekânsal gelişimlerini gözeten böylesi büyük
entegre kalkınma projelerinden neden hiç bahsedilmiyor? Bu projeler kadük mü oldu? Bu projeler
iptal mi edildi? 2017 yılı sonuna kadar GAP’ta Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının raporundan
edindiğim veriler ışığında sulamaya açılması öngörülen 1,8 milyon hektarlık alanın projenin başından
bugüne kadar toplam olarak sadece 546 bin 345 hektar alan sulamaya açılmış. Bunun da sadece 313
bin 237 hektarlık kısmı 17 yıllık AKP iktidarları döneminde gerçekleştirilmiş. GAP projesinde
halihazırda 1,8 milyon hektar alanın yaklaşık yüzde 70’i hala sulama bekliyor. Diğer yandan 14.6
milyon hektara düşmüş olan Mera alanlarımızın korunması ve ıslahı hakkında genel geçer ifadelerle
bir yere varılamaz, büyükşehir belediyelerinde amaç dışına çıkmasına engel olunamaz ve ülkemiz
hayvancılığının yok oluşunun önün açmış olursunuz. Genetiği değiştirilmiş organizmalar hakkında bu
planın hiçbir önermesi, hiçbir görüşü yok. Gıda konusu, tarım ve diğer iki alt başlık içerisinde, değişik
yerlerde serpiştirilmiş, ancak gıda başlıklı bir bölüm planda yer almıyor. "Mazot fiyatları
geliştirilecektir, mazot desteği iyileştirilecektir" diyorsunuz. Hani "mazot fiyatlarının yarısı
karşılanacaktır" diyordunuz? Ne oldu, her ne kadar hala mazot fiyatlarının yarısını ödemediyseniz de
bu sözünüzden de mi vazgeçtiniz? Çiftçimize verdiğiniz sözleri yerine getiriniz. Ar-Ge yatırımınız
olmazsa kalkınmayı sağlayamazsınız. Tarımda da sanayide de ve diğer bütün sektörler itibarıyla
sağlıklı veri için Ar-Ge’ye ihtiyaç vardır, yoksa plan çalışması da yapamazsınız, ülkenin sektörel
gelişimini de gerçekçi plan ve programlarla sağlayamazsınız. Sonuç olarak, tarım sektörünü hafife
alan, geçiştiren, önemsemeyen ve yok sayan 11. Kalkınma Planı’nın başarıya ulaşması da mümkün
değildir” dedi.
CHP İzmir Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır TBMM’de yaptığı
konuşmada 11. Kalkınma Planı’nda tarım sektörünün yine kaderine terk edildiğini, çiftçinin refahının
düşünülmediğini, hayvancılığın ithalata kurban edildiğini, 11. Kalkınma Planı’nın başarıya
ulaşamayacağını söyleyerek AKP iktidarına sert sözlerle yüklendi.
“TÜRKİYE TARIM SEKTÖRÜNDE HER GEÇEN GÜN ERİYOR”
Tarımın çiftçinin, üreticinin kırda, köyde varlığını, yaşamını sürdürebildiği yegane üretim sektörü ve
gelir kaynağı olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Sındır, “11. Kalkınma Planı’nda tarım başlığı
altında yer alan “amaç” alt başlığına bakıldığında, bunu kaleme alanların sektörde girdi maliyetlerini
düşürme derdinin olmadığı, üretimde kalite artışı veya kalite iyileştirilmesine yönelik bir dert, bir
mesele, bir sorun alanının olmadığı görülüyor. 11. Kalkınma Planı’nda çiftçinin refahı yok. Türkiye
tarım sektöründe her geçen gün eriyor. Yanlış politikalar sonucu tarım sektörü son 17 yılda güncel
siyasetin bir aracı ve oyuncağı haline geldi ve politikasızlığın sonucunda tarım sektörü hiç olmadığı
kadar daraldı. Tarım sektörü ne yazık ki üretim maliyetleri altında ezilen ve maliyetleri bir türlü
kontrol altına alınamayan ve ürün fiyatları da üretici lehinde bir türlü denetlenemeyen bir sektör
hâline getirildi” dedi.
“ÇİFTÇİ EKİP BİÇERSE ZARAR EDİYOR!”
AKP iktidarının tarım sektörüne her zaman şaşı baktığını söyleyen Sındır, “17 yılda tarımda nereden
nereye gelmişiz ve nereye gidiyoruz? Üreticimiz 2002’de DAP gübresinin 1 kilogramı için 1,7 kilogram
buğday satarken, 2018’de 1 kilogram DAP almak için 2,7 kilogram buğday satmak durumunda. Yine
üreticimiz 2002’de 1 litre çiğ süt sattığında 1,7 kilogram süt yemi alabiliyorken bugün ancak 1,2
kilogram yem alabiliyor. Hayvanın sütü kendine yetmiyor. Bir üretimde girdiler ve ürün fiyatları
kıyaslandığında üretimin devam edebilmesi için mutlaka, gelirin maliyetleri karşılayabilir olması
gerekir. 2002’de 239 milyon dönüm tarım arazisi ekilirken bu alan 197 milyona düştü. 17 yıllık Adalet
ve Kalkınma Partisinin iktidar döneminde 42 milyon dönüm verimli tarım arazisi ekilip, biçilmiyor. Çifti
ekip biçerse zarar ediyor. Bugün iktidarın ne kadar umurunda bilemiyorum ama üretici köyünü,
toprağını, baba ocağını terk ediyor. 17 yılda Türkiye’de değişen işte bu oldu” dedi.
“TARIM İTHALATINDA 95,3 MİLYAR DOLAR PARA ÖDEDİK”
Türkiye’nin AKP iktidarı zamanında tarımda net ithalatçı bir ülke konumuna geldiğinin altını çizen
Sındır, “Tarım ithalatında 2003-2018 döneminde 95,3 milyar dolar para ödemişiz. 2018 yılında
ABD’den sonra en çok sığır ithal eden ülke olduk. Dünya’da Amerika Birleşik Devletlerinden sonra en
çok sığır ithal eden ülke Türkiye’dir. AKP iktidarı Türkiye’yi tarımda net ithalatçı bir ülke durumuna
getirdi. 11. Kalkınma Planı'nda kırmızı et üretim miktarında artış öngörülmüş ancak hayvan sayısı ve
büyükbaş hayvan varlığının artırılması bir hedef olarak konmamış. Kırmızı et üretim miktarı
konusunda hedef ortaya konmuş olduğuna göre bu artışın da hayvan ithalatına dayalı olacağı
anlaşılıyor. Bu planda ‘Tarım sayımı yapılacaktır’ deniliyor. En son yapılan Genel Tarım Sayımı 2001
yılında olmuştur. Diğer bir deyişle, 4 Kalkınma Planı dönemini içeren AKP iktidarları döneminde bir
kere bile tarım sayımı yapılmadığını biliyor musunuz? Demek ki daha henüz tarım sayımının dahi
yapılmadığı bir durumda ortaya konmuş bir planla karşı karşıyayız. Daha baştan buradaki hedeflerin
ve tüm verilerin sağlıksız olduğunu düşünebiliriz. Sadece bununla kalsa iyi! Peki, buğday üretimimiz
ne olacak? Peki, pamuk üretimimiz ne olacak? Fındık üretimimiz ne olacak? Ürünler bazında
hedeflerimiz nedir? Alan, miktar ve değer üzerinden hangi hedeflere varmak istiyoruz? Yani, bütün
tarım sektörünü, 8-10 tane hedef koyarak geleceğe nasıl taşıyacağız? Bitkisel üretim, hayvansal
üretim, su ürünleri yetiştiriciliği, gıda güvenliği, gıda güvenilirliği, gıda güvencesi, kırsal kalkınma ne
olacak?” dedi.
“ÇİFTÇİYE VERDİĞİNİZ SÖZLERİ YERİNE GETİRİNİZ”
11. Kalkınma Planı’nda çok eksiklerin olduğunu söyleyerek AKP iktidarını uyaran ve iktidara sorular
yönelten Sındır sözlerini şöyle sonlandırdı: “bu kalkınma planında Güneydoğu Anadolu Projesi’nin adı
geçmiyor, Konya Ovası Projesi’nin adı geçmiyor, DOKAP Doğu Anadolu Kalkınma Projesi’nin adı
geçmiyor. Bölgelerimizin ekonomik, sosyal, kültürel ve mekânsal gelişimlerini gözeten böylesi büyük
entegre kalkınma projelerinden neden hiç bahsedilmiyor? Bu projeler kadük mü oldu? Bu projeler
iptal mi edildi? 2017 yılı sonuna kadar GAP’ta Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının raporundan
edindiğim veriler ışığında sulamaya açılması öngörülen 1,8 milyon hektarlık alanın projenin başından
bugüne kadar toplam olarak sadece 546 bin 345 hektar alan sulamaya açılmış. Bunun da sadece 313
bin 237 hektarlık kısmı 17 yıllık AKP iktidarları döneminde gerçekleştirilmiş. GAP projesinde
halihazırda 1,8 milyon hektar alanın yaklaşık yüzde 70’i hala sulama bekliyor. Diğer yandan 14.6
milyon hektara düşmüş olan Mera alanlarımızın korunması ve ıslahı hakkında genel geçer ifadelerle
bir yere varılamaz, büyükşehir belediyelerinde amaç dışına çıkmasına engel olunamaz ve ülkemiz
hayvancılığının yok oluşunun önün açmış olursunuz. Genetiği değiştirilmiş organizmalar hakkında bu
planın hiçbir önermesi, hiçbir görüşü yok. Gıda konusu, tarım ve diğer iki alt başlık içerisinde, değişik
yerlerde serpiştirilmiş, ancak gıda başlıklı bir bölüm planda yer almıyor. "Mazot fiyatları
geliştirilecektir, mazot desteği iyileştirilecektir" diyorsunuz. Hani "mazot fiyatlarının yarısı
karşılanacaktır" diyordunuz? Ne oldu, her ne kadar hala mazot fiyatlarının yarısını ödemediyseniz de
bu sözünüzden de mi vazgeçtiniz? Çiftçimize verdiğiniz sözleri yerine getiriniz. Ar-Ge yatırımınız
olmazsa kalkınmayı sağlayamazsınız. Tarımda da sanayide de ve diğer bütün sektörler itibarıyla
sağlıklı veri için Ar-Ge’ye ihtiyaç vardır, yoksa plan çalışması da yapamazsınız, ülkenin sektörel
gelişimini de gerçekçi plan ve programlarla sağlayamazsınız. Sonuç olarak, tarım sektörünü hafife
alan, geçiştiren, önemsemeyen ve yok sayan 11. Kalkınma Planı’nın başarıya ulaşması da mümkün
değildir” dedi.
Bu haber 1758 defa okunmuştur.







YORUMLAR