CHP'li Ağbaba "KUTSAL BİR İŞ YAPIYORSUNUZ, VARSINIZ AMA YOKSUNUZ"
20 Nisan 2021 - 11:26
“KUTSAL BİR İŞ YAPIYORSUNUZ, VARSINIZ AMA YOKSUNUZ”
İzmir’de kayıt dışı işlerde çalışanların temsilcileriyle bir araya gelen CHP
Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Türkiye’de alternatifi olmayan işleri
yapan 6.5 milyon insan yok sayılıyor”dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, İzmir Seyyar Esnaf ve
Sanatkarlar Derneği’nde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. İzmir Seyyar Esnaf ve Sanatkarlar Meclisi
Başkanı Evren Laçin’in ev sahipliğindeki programda, atığı katık yapan geri dönüşümcüler, çiçekçiler,
müzisyenler, köy meclisinin temsilcileri sorunlarını ve çözüm yollarını aktardı.
Sokak Ekonomisini masaya yatırarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiklerini, belirten CHP
Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, “Buradaki Dr. Osman Sirkeci ve Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu ile
birlikte düzenlediğimiz Sokak Ekonomisi Çalıştayı’nda Türkiye’ye güvencesizler ve sokak çalışanları
sorunlarını aktarma fırsatı buldu. Türkiye’de sokakta geçimini temin eden bizim sokak ekonomisi
dediğimiz kesimin en büyük şansı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Onun sayesinde insanlar
sizin farkınıza varmaya başladı. Onun sayesinde sizin dertlerinizi sizin sorunlarınızı Türkiye duymaya
başladı”dedi.
HAYATIN GERÇEKLERİ DESTEKLENMELİ
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Türkiye’de aslında var
olan, hepimizin yaşamda gördüğü ama kayıtlı olmayan bir kesim var. Birçok kimse bunun farkında
değil. Varsınız ama yoksunuz. Yaşamın her alanındasınız. Sokaktasınız, insanların temel ihtiyaçları
konusunda alternatifi olmayan ihtiyaçları konusunda önemli bir işlevi görüyorsunuz. Ama kayıtlı
değilsiniz. Yaklaşık 6.5 milyon insanımız bu işten ekmek yiyor geçimini sağlıyor. Aslında bu insanların
yaptıkları kutsal bir şey. Hem devlete yükleri yok, hem vatandaşın temel ihtiyaçlarını kimseye zarar
vermeden karşılıyorlar. Karşımızda duruyor bazen sokakta bazen düğünde görevini yapıyor, alternatifi
yok. Aslında bunların desteklenmesi lazım. Kestaneciyi büyük marketlerde bulamazsınız ve onlara
rakip değil. Pamuk Şekeri hayatımızın bir gerçeği. Kestane, simit hayatımızın gerçeği. Çok çeşitli
kesimler var. Düğünlerde çocuklarımızı eğlendiren palyaçosundan macuncusuna kadar davulcu
zurnacısından simitçisine kadar bir kesimi temsil ediyorsunuz”dedi.
KANUNİ DÜZENLEME ŞART
Seyyar çalışanların bazen polisle bazen zabıta ve vatandaşla zaman zaman karşı karşıya
geldiğine vurgu yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Bunlar
sadece CHP’li bir belediyenin, sevgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in söylemesiyle
düzelemiyor. Yukardan bir kanunla düzenleme yapılması lazım. Bir kayıt altına alınması lazım bu
kesimin. Güvence verilmesi lazım insanlara. Çünkü bu insanların yapmış olduğu şey kutsal bir şey.
Kışın yağmurda yazın sıcakta kimseden bir destek beklemeden insanların en temel ihtiyaçlarını bazen
eğlencesini bazende karın doyurmasını sağlıyorlar. Lokanta için parası olmayan geliyor simit yiyor.
Yaptıkları aslında önemli bir şey. Bu kesimin desteklenmesi gerekiyor. Sorunlarının çözülmesi
gerekiyor”şeklinde konuştu.
GELİR DESTEĞİ VERİLMELİDİR
Seyyar satıcı ve esnafların salgın ile birlikte sorunlarının katlandığını belirten CHP Genel
Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Evde kal kampanyası yapıldı. Ama sokak esnafına bir kuruş destek
verilmedi. Sadece bizim belediyelerimiz desteklerde bulundu. Bu anlamda belediye başkanlarımıza
teşekkür ediyorum. Tunç beye ve diğer belediye başkanlarımıza. Evde kal demek sokak esnafına aç
kal demek. Bu insanlar büyük paralar kazanmıyorlar. Sadece kendi yaşamlarını sürdürebiliyorlar.
Destek vermeden evde kal diyorsanız aç kal demek istiyorsunuz”dedi.
DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI
İzmir Seyyar Esnaf ve Sanatkarlar Meclisi Başkanı Evren Laçin ülke ekonomisine günlük bir
milyar, yıllık 200 milyar lira katkıda bulunan sokak satıcılarının korona sürecinde tükendiğine dikkat
çekti. Sokak çalışanlarının destek alamadığını hatırlatan Laçin, “Bu insanların artık dayanacak gücü
kalmadı. Ekmek teknesi müzik aletlerini satarak evini geçindirmeye çalışan müzisyenler var. Her
geçen gün ekonomik sıkıntı nedeniyle canına kıyan esnafımızın bu durumu yetkililerin hiç mi vicdanını
sızlatmıyor?” ifadelerini kullandı.
SEYYARI ZABITA İLE BARIŞTIRALIM
Seyyar satıcıların kayıt altına alınmak, işgaliye ve vergi ödemek istemelerine karşın yerel
yönetimlerin bu çığlığı duymazdan geldiğini aktaran Başkan Laçin, “İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanımız Sayın Tunç Soyer’e bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; gelin tek tip araçlarla kent
estetiğine olumlu katkı koyarak, belirlenecek noktalarda, sosyal güvenceli olarak çalışalım. Zabıta ile
sorun yaşamadan, onlardan kaçmadan barış içinde yaşayalım” diye konuştu.
İzmir seyyar Esnaf ve Sanatkarlar Meclisi Başkanı Evren Laçin, sokak satıcılarının sorunlarını ve
çözüm önerilerini içeren bir dosyayı Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’ya verdi.
KİMSE KİMSEYİ EZMESİN
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’dan yerel yönetimlerle olan bağlarının
güçlendirilmesini talep eden İzmir Doğa İncisi Kooperatifi Kurucu Başkanı ve Emirsultan Mahalle
Muhtarı Hüseyin Heptepe, “Kurduğumuz kooperatiflerle geri dönüşüme farklı bir soluk getirdik.
Bitkisel atıkların doğada yetişen bitkilerin modern teknolojinin de yardımıyla geri kazanılabildiğini,
kentsel estetiğinde özel sektörde ve kamu kurumlarından yeniden değerlendirilebildiğini gördük. Bu
maksatla kurduğumuz kooperatif aracılığıyla onlarca kadına yeni istihdam olanağı yarattık. İzmir
ekonomisine eşsiz paha biçilmez bir katma değer sunduk. Geri dönüşüm sektöründe bazı tekeller 100
binlerce atık toplayıcısını adeta sömürüyor. Piyasada 2 liraya satılan atık kâğıt sokaklardaki
güvencesizlerden 0.70 liraya alınıyor. Pandemi koşullarında zaten bin bir zorluk yaşayan atık
toplayıcıları geri dönüşümcüler sahipsizlik vergisizlik nedeniyle bir kat daha sömürülüyor. İzmir
seyyar esnaf ve Sanatkarlar Meclisi aracılığıyla İzmir’deki 250.000 seyyar esnaf ve sanatkârın sesi ve
temsilcisi olduğumuz gibi bundan sonra İzmirli işportacı romanı geri dönüşümcü romanı çiçekçi
romanı diğer seyyar esnaf ve sanatkar kardeşlerimiz gibi ezdirmeyeceğiz”dedi.
İzmir’in Eşrefpaşa semtinde atık toplayarak geçimini sağlamaya çalıştığını belirten Muhammet
Salim, Genel Başkan Yardımcısının nasıl geçinebiliyorsunuz sorusu üzerine ailemi değil kendimi bile
geçindiremiyorum cevabını verdi.
BİZİMDE DERTLERİMİZE DERMAN OLSUNLAR
İzmir’de 30 yıldır midyecilik yapan Murat Yavuz CHP Genel Başkan Yardımcısına şu sözlerle
dertlerini anlattı, “Kilosu 30 liradan midye satıyorum. Sağlıklı koşullarda üretilen midyeleri hiçbir
lokanta veya restorana rekabet etmeden satıyorum. Salgın döneminde dar gelirli müşterilerimiz
sokaklardan çekildi. Kayıtlı esnaflar gibi hiçbir kurumdan destek alamadık. Kolluk kuvvetlerinden
korkmadan işimizi yapmak istiyoruz. Bu nedenle dernek kurduk. Bizi gören sorunlarımıza çare olan
siyasi partilerle birlikte hareket etmek istiyoruz”şeklinde konuştu.
KÖŞE KAPMACA OYNAMAK İSTEMİYORUZ
İzmir’de 25 yıldır seyyar manavlık yaparak geçindiğini belirten Ege İncisi Kooperatifi Başkanı
Mehmet Şerif Akbulut, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’de açılan sokak ekonomisi Şube Müdürlüğü’nün
çalışmalarından cesaret alarak İzmir seyyar satıcılar derneğini kurduk. Yıllardır İzmir Büyükşehir
Belediyesi ve ilçe belediyesi zabıtaları ile köşe kapmaca oynuyoruz. Her defasında 1500 liraya, 2000
liraya mal olan seyyar tezgahlarımız zabıtalar el koyuyorlar. Presleyip hurdaya satıyorlar. Bu Türkiye
ekonomisine büyük bir israftır. Seyyarın sesine kulak vermeyen ne genel nede yerel siyasetçiler
başarılıdır. Bize kulak verenlere destek vereceğiz. Gerekirse kendi temsilcilerimizi çıkartıp onları
destekleyeceğiz”dedi.
KİMSEYLE REKABETİMİZ YOK
İzmir Karabağlar’da 30 yıldır seyyar olarak çiçek sattığını dile getiren Yüksel Ördekoğlu,
“Şehrimizde 3 bine yakın seyyar çiçekçi var. Bu arkadaşlarımız çiçek dükkanlarından daha farklı dar
gelirliye yönelik çiçekleri satıyor. Günde işlerimiz düzgün giderse 50-100 lira kazanabiliyoruz. İzmir
Büyükşehir Belediyesi’ne defalarca başvurmamıza rağmen sıkıntılarımızı çözüme kavuşturamadık.
Belediye bünyesinde Sokak Ekonomisi Şube Müdürlüğü kurulmasına sevinmiştik ama yine sahipsiz
kaldık. Seyyar esnaf meclisi çatısı altında dertlerimize derman arıyoruz”şeklinde konuştu.
İzmir’in Konak İlçesinde 35 yıldır cep telefonu aksesuarları ve küçük elektronik ürünler satarak
geçimini temin ettiğini belirten Yusuf Acar, “Pandemi döneminde yaşamak biz seyyar satıcılar için çok
zorlaştı. Hastalık bir taraftan zabıta korkusu bir taraftan ne yapacağımızı bilemez olduk. İzmir
Büyükşehir Belediyesi veya Konak Belediyesi bize küçücük bir yer göstersin. Evimize iki lokma ekmek
götürelim. Ankara ve İzmir bir an önce el ele versin bize bir an önce çözüm üretsin”sözleriyle derdini
dile getirdi.
DAYANIŞMA RUHUNU GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ
Menderes Üretici Çiftçi Köy Meclisi Kurucu Üyesi Mehmet Karahitay 105 bin nüfuslu ilçe
adına CHP Genel Başkan Yardımcı Veli Ağbaba’ya çiçek sunup Köy Meclisi toplantısında kendilerine
onursal başkanlık yapmasını istedi. Karahitay, “Menderes’in üretici köylüleri yıllardır ürettikleri
ürünleri gerçek değerine satamıyor. Her sene domatesimizi, salatalığımızı, patlıcanımızı, karpuzumuzu
ve patatesimizi toplama ve taşıma masrafımızı dahi karşılamadığı için tarlalardan toplayamıyoruz.
Geçen sene Temmuz ayında 0,20 liraya salatalığın kilosu düştü. Protestolarımıza geri dönen olmadı.
İzmirli Seyyar Esnaf Meclisi’nin önderliğinde İzmirli Seyyar Manavlar birleşerek Menderes’te üretici
köylülerden 18 tonluk bir tır salatalığı satın alıp yarısını İzmir’in yoksul mahallelerine dağıtılmak üzere
İzmir Büyükşehir belediyesine hibe ettik. Diğer yarısını da yine halka 1 TL gibi çok ucuz bir fiyattan
laması için sattık. Bu dayanışmamız ruhu Menderes köy meclisi ile İzmirli Seyyar Esnafların daha
kurumsal, gelecekte daha verimli ortak çalışmalar yapacağının teminatı oldu”dedi.
İzmir’de kayıt dışı işlerde çalışanların temsilcileriyle bir araya gelen CHP
Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Türkiye’de alternatifi olmayan işleri
yapan 6.5 milyon insan yok sayılıyor”dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, İzmir Seyyar Esnaf ve
Sanatkarlar Derneği’nde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. İzmir Seyyar Esnaf ve Sanatkarlar Meclisi
Başkanı Evren Laçin’in ev sahipliğindeki programda, atığı katık yapan geri dönüşümcüler, çiçekçiler,
müzisyenler, köy meclisinin temsilcileri sorunlarını ve çözüm yollarını aktardı.
Sokak Ekonomisini masaya yatırarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiklerini, belirten CHP
Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, “Buradaki Dr. Osman Sirkeci ve Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu ile
birlikte düzenlediğimiz Sokak Ekonomisi Çalıştayı’nda Türkiye’ye güvencesizler ve sokak çalışanları
sorunlarını aktarma fırsatı buldu. Türkiye’de sokakta geçimini temin eden bizim sokak ekonomisi
dediğimiz kesimin en büyük şansı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Onun sayesinde insanlar
sizin farkınıza varmaya başladı. Onun sayesinde sizin dertlerinizi sizin sorunlarınızı Türkiye duymaya
başladı”dedi.
HAYATIN GERÇEKLERİ DESTEKLENMELİ
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Türkiye’de aslında var
olan, hepimizin yaşamda gördüğü ama kayıtlı olmayan bir kesim var. Birçok kimse bunun farkında
değil. Varsınız ama yoksunuz. Yaşamın her alanındasınız. Sokaktasınız, insanların temel ihtiyaçları
konusunda alternatifi olmayan ihtiyaçları konusunda önemli bir işlevi görüyorsunuz. Ama kayıtlı
değilsiniz. Yaklaşık 6.5 milyon insanımız bu işten ekmek yiyor geçimini sağlıyor. Aslında bu insanların
yaptıkları kutsal bir şey. Hem devlete yükleri yok, hem vatandaşın temel ihtiyaçlarını kimseye zarar
vermeden karşılıyorlar. Karşımızda duruyor bazen sokakta bazen düğünde görevini yapıyor, alternatifi
yok. Aslında bunların desteklenmesi lazım. Kestaneciyi büyük marketlerde bulamazsınız ve onlara
rakip değil. Pamuk Şekeri hayatımızın bir gerçeği. Kestane, simit hayatımızın gerçeği. Çok çeşitli
kesimler var. Düğünlerde çocuklarımızı eğlendiren palyaçosundan macuncusuna kadar davulcu
zurnacısından simitçisine kadar bir kesimi temsil ediyorsunuz”dedi.
KANUNİ DÜZENLEME ŞART
Seyyar çalışanların bazen polisle bazen zabıta ve vatandaşla zaman zaman karşı karşıya
geldiğine vurgu yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Bunlar
sadece CHP’li bir belediyenin, sevgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in söylemesiyle
düzelemiyor. Yukardan bir kanunla düzenleme yapılması lazım. Bir kayıt altına alınması lazım bu
kesimin. Güvence verilmesi lazım insanlara. Çünkü bu insanların yapmış olduğu şey kutsal bir şey.
Kışın yağmurda yazın sıcakta kimseden bir destek beklemeden insanların en temel ihtiyaçlarını bazen
eğlencesini bazende karın doyurmasını sağlıyorlar. Lokanta için parası olmayan geliyor simit yiyor.
Yaptıkları aslında önemli bir şey. Bu kesimin desteklenmesi gerekiyor. Sorunlarının çözülmesi
gerekiyor”şeklinde konuştu.
GELİR DESTEĞİ VERİLMELİDİR
Seyyar satıcı ve esnafların salgın ile birlikte sorunlarının katlandığını belirten CHP Genel
Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Evde kal kampanyası yapıldı. Ama sokak esnafına bir kuruş destek
verilmedi. Sadece bizim belediyelerimiz desteklerde bulundu. Bu anlamda belediye başkanlarımıza
teşekkür ediyorum. Tunç beye ve diğer belediye başkanlarımıza. Evde kal demek sokak esnafına aç
kal demek. Bu insanlar büyük paralar kazanmıyorlar. Sadece kendi yaşamlarını sürdürebiliyorlar.
Destek vermeden evde kal diyorsanız aç kal demek istiyorsunuz”dedi.
DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI
İzmir Seyyar Esnaf ve Sanatkarlar Meclisi Başkanı Evren Laçin ülke ekonomisine günlük bir
milyar, yıllık 200 milyar lira katkıda bulunan sokak satıcılarının korona sürecinde tükendiğine dikkat
çekti. Sokak çalışanlarının destek alamadığını hatırlatan Laçin, “Bu insanların artık dayanacak gücü
kalmadı. Ekmek teknesi müzik aletlerini satarak evini geçindirmeye çalışan müzisyenler var. Her
geçen gün ekonomik sıkıntı nedeniyle canına kıyan esnafımızın bu durumu yetkililerin hiç mi vicdanını
sızlatmıyor?” ifadelerini kullandı.
SEYYARI ZABITA İLE BARIŞTIRALIM
Seyyar satıcıların kayıt altına alınmak, işgaliye ve vergi ödemek istemelerine karşın yerel
yönetimlerin bu çığlığı duymazdan geldiğini aktaran Başkan Laçin, “İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanımız Sayın Tunç Soyer’e bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; gelin tek tip araçlarla kent
estetiğine olumlu katkı koyarak, belirlenecek noktalarda, sosyal güvenceli olarak çalışalım. Zabıta ile
sorun yaşamadan, onlardan kaçmadan barış içinde yaşayalım” diye konuştu.
İzmir seyyar Esnaf ve Sanatkarlar Meclisi Başkanı Evren Laçin, sokak satıcılarının sorunlarını ve
çözüm önerilerini içeren bir dosyayı Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’ya verdi.
KİMSE KİMSEYİ EZMESİN
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’dan yerel yönetimlerle olan bağlarının
güçlendirilmesini talep eden İzmir Doğa İncisi Kooperatifi Kurucu Başkanı ve Emirsultan Mahalle
Muhtarı Hüseyin Heptepe, “Kurduğumuz kooperatiflerle geri dönüşüme farklı bir soluk getirdik.
Bitkisel atıkların doğada yetişen bitkilerin modern teknolojinin de yardımıyla geri kazanılabildiğini,
kentsel estetiğinde özel sektörde ve kamu kurumlarından yeniden değerlendirilebildiğini gördük. Bu
maksatla kurduğumuz kooperatif aracılığıyla onlarca kadına yeni istihdam olanağı yarattık. İzmir
ekonomisine eşsiz paha biçilmez bir katma değer sunduk. Geri dönüşüm sektöründe bazı tekeller 100
binlerce atık toplayıcısını adeta sömürüyor. Piyasada 2 liraya satılan atık kâğıt sokaklardaki
güvencesizlerden 0.70 liraya alınıyor. Pandemi koşullarında zaten bin bir zorluk yaşayan atık
toplayıcıları geri dönüşümcüler sahipsizlik vergisizlik nedeniyle bir kat daha sömürülüyor. İzmir
seyyar esnaf ve Sanatkarlar Meclisi aracılığıyla İzmir’deki 250.000 seyyar esnaf ve sanatkârın sesi ve
temsilcisi olduğumuz gibi bundan sonra İzmirli işportacı romanı geri dönüşümcü romanı çiçekçi
romanı diğer seyyar esnaf ve sanatkar kardeşlerimiz gibi ezdirmeyeceğiz”dedi.
İzmir’in Eşrefpaşa semtinde atık toplayarak geçimini sağlamaya çalıştığını belirten Muhammet
Salim, Genel Başkan Yardımcısının nasıl geçinebiliyorsunuz sorusu üzerine ailemi değil kendimi bile
geçindiremiyorum cevabını verdi.
BİZİMDE DERTLERİMİZE DERMAN OLSUNLAR
İzmir’de 30 yıldır midyecilik yapan Murat Yavuz CHP Genel Başkan Yardımcısına şu sözlerle
dertlerini anlattı, “Kilosu 30 liradan midye satıyorum. Sağlıklı koşullarda üretilen midyeleri hiçbir
lokanta veya restorana rekabet etmeden satıyorum. Salgın döneminde dar gelirli müşterilerimiz
sokaklardan çekildi. Kayıtlı esnaflar gibi hiçbir kurumdan destek alamadık. Kolluk kuvvetlerinden
korkmadan işimizi yapmak istiyoruz. Bu nedenle dernek kurduk. Bizi gören sorunlarımıza çare olan
siyasi partilerle birlikte hareket etmek istiyoruz”şeklinde konuştu.
KÖŞE KAPMACA OYNAMAK İSTEMİYORUZ
İzmir’de 25 yıldır seyyar manavlık yaparak geçindiğini belirten Ege İncisi Kooperatifi Başkanı
Mehmet Şerif Akbulut, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’de açılan sokak ekonomisi Şube Müdürlüğü’nün
çalışmalarından cesaret alarak İzmir seyyar satıcılar derneğini kurduk. Yıllardır İzmir Büyükşehir
Belediyesi ve ilçe belediyesi zabıtaları ile köşe kapmaca oynuyoruz. Her defasında 1500 liraya, 2000
liraya mal olan seyyar tezgahlarımız zabıtalar el koyuyorlar. Presleyip hurdaya satıyorlar. Bu Türkiye
ekonomisine büyük bir israftır. Seyyarın sesine kulak vermeyen ne genel nede yerel siyasetçiler
başarılıdır. Bize kulak verenlere destek vereceğiz. Gerekirse kendi temsilcilerimizi çıkartıp onları
destekleyeceğiz”dedi.
KİMSEYLE REKABETİMİZ YOK
İzmir Karabağlar’da 30 yıldır seyyar olarak çiçek sattığını dile getiren Yüksel Ördekoğlu,
“Şehrimizde 3 bine yakın seyyar çiçekçi var. Bu arkadaşlarımız çiçek dükkanlarından daha farklı dar
gelirliye yönelik çiçekleri satıyor. Günde işlerimiz düzgün giderse 50-100 lira kazanabiliyoruz. İzmir
Büyükşehir Belediyesi’ne defalarca başvurmamıza rağmen sıkıntılarımızı çözüme kavuşturamadık.
Belediye bünyesinde Sokak Ekonomisi Şube Müdürlüğü kurulmasına sevinmiştik ama yine sahipsiz
kaldık. Seyyar esnaf meclisi çatısı altında dertlerimize derman arıyoruz”şeklinde konuştu.
İzmir’in Konak İlçesinde 35 yıldır cep telefonu aksesuarları ve küçük elektronik ürünler satarak
geçimini temin ettiğini belirten Yusuf Acar, “Pandemi döneminde yaşamak biz seyyar satıcılar için çok
zorlaştı. Hastalık bir taraftan zabıta korkusu bir taraftan ne yapacağımızı bilemez olduk. İzmir
Büyükşehir Belediyesi veya Konak Belediyesi bize küçücük bir yer göstersin. Evimize iki lokma ekmek
götürelim. Ankara ve İzmir bir an önce el ele versin bize bir an önce çözüm üretsin”sözleriyle derdini
dile getirdi.
DAYANIŞMA RUHUNU GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ
Menderes Üretici Çiftçi Köy Meclisi Kurucu Üyesi Mehmet Karahitay 105 bin nüfuslu ilçe
adına CHP Genel Başkan Yardımcı Veli Ağbaba’ya çiçek sunup Köy Meclisi toplantısında kendilerine
onursal başkanlık yapmasını istedi. Karahitay, “Menderes’in üretici köylüleri yıllardır ürettikleri
ürünleri gerçek değerine satamıyor. Her sene domatesimizi, salatalığımızı, patlıcanımızı, karpuzumuzu
ve patatesimizi toplama ve taşıma masrafımızı dahi karşılamadığı için tarlalardan toplayamıyoruz.
Geçen sene Temmuz ayında 0,20 liraya salatalığın kilosu düştü. Protestolarımıza geri dönen olmadı.
İzmirli Seyyar Esnaf Meclisi’nin önderliğinde İzmirli Seyyar Manavlar birleşerek Menderes’te üretici
köylülerden 18 tonluk bir tır salatalığı satın alıp yarısını İzmir’in yoksul mahallelerine dağıtılmak üzere
İzmir Büyükşehir belediyesine hibe ettik. Diğer yarısını da yine halka 1 TL gibi çok ucuz bir fiyattan
laması için sattık. Bu dayanışmamız ruhu Menderes köy meclisi ile İzmirli Seyyar Esnafların daha
kurumsal, gelecekte daha verimli ortak çalışmalar yapacağının teminatı oldu”dedi.
Bu haber 1335 defa okunmuştur.







YORUMLAR