BÜYÜK MENDERES NEHRİ YOK OLUYOR, SESSİZ KALMAYALIM!

BÜYÜK MENDERES NEHRİ YOK OLUYOR, SESSİZ KALMAYALIM!
14 Temmuz 2021 - 09:39

Batı Anadolu’nun en uzun nehri 584 kilometrelik yolculuğuna Afyon’un Dinar ilçesinden
başlar, Denizli ve Aydın’dan geçerek Ege Denizi’ne dökülür. Nehir; Uşak, Isparta, İzmir,
Aydın, Kütahya ve Muğla’dan katılan kollarla birlikte daha da zenginleşir. Yüksek dağlardan
ovalara kıvrılan nehir havza boyunca birçok farklı yaşam alanının oluşumuna kaynaklık
etmiştir. Ormanlar, makiler, sulak alanlar gibi biyolojik çeşitlilik ve sunduğu ekosistem
nedeniyle tarımsal üretimde önemli bir çeşitlilik yaratmıştır.
Büyük Menderes Havzası 3,5 milyonluk nüfusu ile ülkemizin en kalabalık havzalarından
biridir. Pamuk, zeytin, incir, kestane, buğday, mısır, ayçiçeği, nar, kiraz, üzüm en yaygın
yetişen tarımsal ürünlerdir. Havza, ülke için endüstriyel tarımda ekonomik olarak büyük önem taşımaktadır.
Havza, üzerinde sanayileşmenin artmasıyla birlikte nehrin kaderi değişmiş, nehir hızlıca
kirlenmeye, tükenmeye başlamıştır. Bugün havzada su kaynakları; miktarı ve kalitesi
açısından birçok sorunla karşı karşıyadır. Orman ve Su İşleri Bakanlığının raporlarında
havzadaki su kitlesinin risk altında olma oranı 2018 yılı rakamlarıyla %85 olarak
açıklanmaktadır.
Büyük Menderes Nehri yıllardır evsel atık sular, sanayi kuruluşlarında oluşan endüstriyel atık sular, yanlış gübre ve pestisit kullanımı, jeotermal akışkanlar, zeytin karasuyu ve maden atıkları nedeniyle kirletilmektedir.
Bu kirliliğe bağlı olarak nehir Türkiye’nin en kirli 3. nehri durumundadır. Su kalitesi, tarımsal
sulamada kullanılmaması gereken ‘4. sınıf su’ haline gelmiştir. Nehir adeta ‘atık alıcı ve atık
taşıyıcı ortam’ olarak işlevini sürdürmektedir.
Büyük Menderes Nehri kirlenme dışında ayrıca büyük bir sorunla da karşı karşıyadır. İklim
değişikliği ve buna bağlı yaşanan kuraklık yüzünden çölleşme süreci hız kazanmıştır.
Toprakların kentleşmeye, yapılaşmaya, sanayileşmeye, otoban yapılarına açılması tarım dışı alan kullanımını arttırmış, sulak alanların azalması ve kirlenmesi sonucunu doğurmuştur. Neredeyse her çay ve derenin üzerine gölet ve baraj kurulması, ormanların azalması, maden sahalarının artması, karbondioksit salınımına sebep olan jeotermal santrallerin aşırı miktarda
yapımı ve hiçbir kurala uymayan çalışmaları havzada ekolojik yıkımı çok hızlandırmıştır.
Havzada kuraklığın artışında suların azalması ve sıcaklık artışı etkili olmaktadır. Büyük
Menderes Nehrinin kuruması demek havzada tarımın, tarıma dayalı sanayinin ve canlı
yaşamının yok olması, havzanın çölleşmesi anlamına gelmektedir. Nehirde su seviyesi ciddi
olarak azalmış, neredeyse ortadan kalkmıştır. Nehir yatağından sadece arıtılmamış endüstriyel ve kentsel atık sular akmaktadır. Tarımsal faaliyet her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Artık yeter! Büyük Menderes Havzasında bugün yaşanan kirlilik ve kuraklık, yaşamla bağdaşmamaktadır. Sürdürülebilecek hiçbir yanı yoktur. Acilen harekete geçilerek ciddi bir duruş sergilenmelidir.

Kentsel ve endüstriyel atık su kaynakları denetlenmeli ve izlenmelidir. Arıtma sistemleri
kapasite ve içerik yapısı olarak yeniden dizayn edilmeli, jeotermal santrallerin olumsuz
etkilerine deşarj facialarına acilen çözüm getirilmelidir. Ortak su yönetim politikaları
benimsenmeli, çiftçiler bilinçlendirilmeli, vahşi sulama yöntemleri bırakılmalıdır. Kaçak
ruhsatsız kuyular acilen durdurulmalı, su kaynakları ve sulak alanlar korunmalı, su
yönetiminde çok başlılığa son verilmelidir. Nehrin kurumasını önlemek amacıyla nehrin
besleyici kolları üzerine göl, gölet, baraj, HES yapılmasına asla izin verilmemelidir.
Havzanın tamamında susuzluktan kaynaklanan yanlış su yönetimi sonucunda oluşmuş
tarımsal zarar ve ziyanın tespit edilmesi bununla birlikte tazmin koşullarının yaratılması
sağlanmalıdır. Burada sıraladığımız tüm önlem ve önerilerimizin gerçekleşmesi doğrultusunda büyük tehlike altında olan canlı yaşamının yeniden canlandırılması amacıyla yaygın bir imza kampanyası başlatmış bulunmaktayız.
Aşağı ve Yukarı Menderes Havzasında köy köy dolaşarak, kapı kapı giderek imzaları
toplayacağız. Bölgenin tamamında tüm il, ilçe, köy ve beldelerden; nehrin tek tek tüm
komşularından imza talep ediyoruz. 13 Temmuz 2021 tarihinde başlatmış olduğumuz bu
kampanya doğrultusunda TBMM’de bir komisyon oluşturulmasını, “Büyük Menderes
Nehrinin Kurtarılması Acil Eylem Planı” adıyla yasal düzenlemelerin yapılmasını talep
ediyoruz. Bugünden itibaren başladığımız bu kampanya ile canlı yaşamını sonuna kadar
savunacağımızı, Büyük Menderes Nehrinde yaşam hakkı ihlallerine her zaman karşı
duracağımızı bir kez daha bildirmek istiyoruz. Yasa ile düzenleme yapılıncaya ve önlemler
tek tek uygulanıncaya kadar Büyük Menderes’te suyun, ağacın, toprağın, doğanın savunucusu olacak, talan ve kirlenmenin her daim karşısında duracağız. Büyük Menderes Havzasında kuraklık ve kirlilik kader değildir. Çaresiz olmayacağız! Doğanın tüm güzelliklerini havzada yeniden yeşertebilmek için tüm kapıları birer birer çalacağız.13.07.2021
Bu haber 1433 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum