Dokuma'ya Selçuklu kitabesi
Dokuma’ya Selçuklu kitabesi
Kepez Belediyesi, kentin bir tarihi mirasını daha DokumaPark’a getirdi. Anadolu Selçuklu dönemine ait burç kitabesinin kopya çalışması DokumaPark’ta sergileniyor. Kepez Belediyesi, DokumaPark’ın kültür, sanat adası kimliğini, kentin kültürel ve tarihi objeleriyle zenginleştirmeye devam ediyor. Adeta açık hava müzesi haline getirilen eski Dokuma Fabrikası alanında oluşturulan botanik parkta, Anadolu Selçuklu döneminin mimari izlerini taşıyan ve Yörük kültürünün kente armağanı olan Zeytinli Sarnıcı’nın birebir örneği yapılmıştı.Antalya Kalesi'nin Tophane kısmındaki surların yıkılması sırasında sökülen ve Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat'ın oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırıldığı belirlenen 3 metre 22 santimetre yüksekliğindeki kale burç kitabesi de DokumaPark açık hava müzesinde yerini aldı.
Dokuma’nın nizamiyesine kitabe
Eski Dokuma Fabrikası’nın nizamiye bahçesinde sergilenmesi amacıyla görsel sanatları uzmanlarınca, 1926 yılında sökülerek Antalya Müzesi'ne taşınan burç kitabesinin kopya çalışması yapıldı.Aslındaki ebatlarında ve ayrıntılarında yapılan kitabe, Bir Zamanlar Antalya Müzesi binasının yanında inşa edilen kale burcuna yerleştirildi. Kitabenin yapımında mermer ve taş malzeme kullanıldı.
Selçuklu mührü Dokuma’da
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de, DokumaPark’a kazandırdığı kale burcu kitabesinde incelemelerde bulundu.Başkan Hakan Tütüncü, yaptığı açıklamada Antalya’nın, Türkler tarafından fethinin Anadolu Selçukluları devrinde yapıldığını anımsattı. II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in, Antalya Kalesi’nin burçlarına güzel bir kitabe ile Türklerin mührünü vurduğunu belirten Başkan Tütüncü, açıklamasında şunları kaydetti: “Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev (1237-1246)’in, yapılmasını emrettikleri o kitabenin bir kopyasını, DokumaPark’ın içerisinde canlandırdığımız bir kale burcunun tam da ortasına yerleştirdik.
Buradaki temel amacımız, yaşam merkezi olan Dokuma Park’ta, Gıyaseddin Keyhüsrev’e ve onun maneviyatının şahsında bütün Anadolu Selçuklularına bir selam göndermekti. Çünkü onlar bu güzel şehri fetih etmeseydi bugün bu güzel şehirde yaşıyor olamayacaktık. Onlara çok şey borçluyuz. Kitabe ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, “Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir” sözüyle övdüğü bu güzel kenti bize kazandıran atalarımıza gönül borcumuzu ödemek, onlarla aramızdaki gönül bağını kuvvetlendirmek istedik.
“Antalya’yı imar edenlere selam gönderiyoruz”
Bir yandan şehri imar ederken diğer yandan manevi dinamikleri ihya etmek için de elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Yapmalıyız ve yapacağız da. O yüzden parklarımızın, bahçelerimizin, tesislerimizin en özel noktalarına kitabeler gibi eserler yaparak; ecdadımıza, atalarımıza bu güzel şehrin imar ve ihyasında emeği geçenlere, katkıda bulunanlara güzel selamlar