Alim Karaca'dan Uğur Mumcu'ya Anma Mesajı
Alim Karaca’dan Uğur Mumcu’ya Anma Mesajı
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, özel aracına konulan bombayla 24 Ocak
1993 tarihinde katledilen araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu için bir anma mesajı
yayımladı.
Karaca yayımladığı mesajda, “Bu karanlık cinayeti işleyenler asla unutmasınlar ki bu
ülkenin yurtsever insanları, Hasan Tahsin’leri, Abdi İpekçi’leri, Bahriye Üçok’ları,
Muammer Aksoy’ları, Ahmet Taner Kışlalı’ları, Çetin Emeç’leri ve tabii ki Uğur
Mumcu’ları asla tükenmez.” ifadelerini kullandı.
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca mesajında; “Demokrasi kahramanımız Uğur
Mumcu’yu kaybedeli tam 31 yıl oldu. 24 Ocak 1993 tarihi, yüreğimizdeki acısı
dinmeyen, yerini asla dolduramayacağımız, çağdaş Kuvayımilliyeci, Türk basınının
namus ve fazilet abidesi, aydınlık Türkiye’nin yılmaz savunucusu, gazeteci yazar
Uğur Mumcu’nun hain ve karanlık eller tarafından şehit edildiği gündür.
Uğur Mumcu’yu saygıyla ve minnetle anarken, aynı zamanda, bu vatan ve ulus için
hayatlarını veren gazeteci Hasan Tahsin’den başlayarak, bütün basın şehitlerimizi,
cumhuriyet ve demokrasi şehitlerini de anıyorum.
Tabii ki karanlık eller, vatanımızın iç ve dış düşmanları tarih boyunca hep olmuştur.
Bundan sonra da olacaktır. Ancak bu karanlık cinayeti işleyenler asla unutmasınlar ki;
bu ülkenin yurtsever insanları, Hasan Tahsin’leri, Abdi İpekçi’leri, Bahriye Üçok’ları,
Muammer Aksoy’ları, Ahmet Taner Kışlalı’ları, Çetin Emeç’leri ve tabii ki Uğur
Mumcu’ları asla tükenmez. Onlar fiziken artık aramızda olmasalar da, arkalarında
bıraktıkları ışık, karanlık bir Türkiye arzulayan çevreleri daima hüsrana uğratacaktır.
Önemli olan, bu vatan topraklarında uyanık olmak ve ulusal birliğimizi korumaktır.
Atatürk’ün, Bahriye Üçok’un, Muammer Aksoy’un, Uğur Mumcu’nun arkasından
elbette üzülürüz, ağlarız. Fakat sadece üzülmek, ağlamak, saygı duruşunda
bulunmak, nutuk atmak yetmez. Eğer ışık saçan bu insanları gerçekten seviyorsak,
eğer onlara inanıyorsak, ülkemizin geleceği için çok çalışmamız, laf, iftira ya da
dedikodu değil, iş üretmemiz, proje üretmemiz, siyaset üretmemiz gerekir. Aksi halde,
bugün Uğur Mumcu’nun arkasından, yarın da koskoca bir ülkenin ardından ağlarız.
Demokrasi tek kişilik bir oyun olamaz. Demokrasilerde makam koltuğu yoktur, hizmet
tulumu vardır. Halkınız için karanlıkları aydınlatır, sorunları çözersiniz. Halk varsa, siz
de varsınız. Halk yoksa, siz de yoksunuz.
Uğur Mumcu’nun uğruna ölümü göze aldığı demokrasimiz maalesef 31 yıl
öncesinden daha iyi durumda görünmüyor. O yüzden iç ve dış düşmanlarımıza karşı
daima uyanık olacağız. Ulusal bütünlüğümüzü, toplumsal barışımızı, hem yerelde,
hem de genelde koruyacağız. Bunun için çok çalışacak, toplumsal projeler, çözümler
üreteceğiz.
Mesajımın sonunda Uğur Mumcu’nun sözlerini bir kez daha hatırlatmak isterim:
İnsanlar sadece konuştuklarından değil, sustuklarından da sorumludurlar. O nedenle
bizler susmayacağız. Uğur Mumcu’nun toprağında rahat uyuması için demokrasi
mücadelemizi yılmadan sürdüreceğiz.